Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin, salt hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılık süreleri gözetilerek ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının 23.10.2011 tarihinde ölen murisinin, birbiri ile çakışmayacak şekilde 07.08.1977 – 23.10.2011 tarihleri arasında 929 gün hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılığı, 01.05.1986 – 26.03.1989 tarihleri arasında ... ... sigortalılığı, 26.03.1989 – 27.03.1994 ve 12.06.2003 – 02.02.2010 tarihleri arasında ... ... (5510 S.Y. 4/b md.) sigortalılığının bulunduğu; sadece hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılık süreleri gözetilerek ölüm aylığı talebinin, 5510 sayılı Kanunun 4/b kapsamındaki (2926 ve 1479 S.Y. ...) sigortalılıkları için prim borcu bulunduğundan bahisle reddedildiği; Mahkemece, aynı gerekçe ile davanın da reddedildiği görülmüştür.
Öncelikle, ... Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı ... Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır. (YHGK 06.03.2002 tarih ve 2002/21-132-139 sayılı karar.) 2829 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ile 2008 yılı Ekim ayı başından itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun sigortalılık hallerini düzenleyen 53. maddesinin son fıkrası, ilk defa 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdikten sonra sigortalı olanların durumunu düzenlemektedir. Davacı murisi, daha önce sigortalı olarak tescil edildiğinden, uyuşmazlığın, bu maddeye göre değil, 5510 sayılı Kanunun geçici 2. maddesine göre çözülmesi gerekir. Anılan maddede, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan farklı ... güvenlik kurumlarına tabi birden fazla sigortalılığı bulunanlara bağlanacak aylığın, mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı belirtilmiştir. Buna göre, uyumazlık mülga 2829 sayılı Kanuna göre çözümlenecek olup; yukarıda belirtildiği gibi, 2829 sayılı Kanun gereği, aylık bağlanmasında birden fazla sigortalılığın birleştirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Sigortalının ölüm tarihinde yürürlükte bulunup, somut olayda uygulanması gereken 5510 sayılı Kanunun 32. maddesinde, Kanunun 4/a maddesi kapsamında (hizmet sözleşmesine dayalı olarak) en az beş yıldan beri sigortalı olup, borçlanılan süreler gözetilmeksizin 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilen sigortalının hak sahiplerine, ölüm aylığı bağlanabileceği belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelere göre, ölen sigortalının hak sahibi olan (eşi) davacının talebi, murisin sadece hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılık süreleri ile ölüm aylığı bağlanmasına ilişkin olup; aylık bağlanmasında gözetilmeyen sigortalılık sürelerine ilişkin primin tahsilinin her zaman mümkün bulunduğu ve diğer sigorta türüne göre aylık bağlanmasına engel olmadığı hususları gözetildiğinde; davacıya, yasal şartlar gerçekleştiğinden, murisi sigortalının hizmet sözleşmesine dayalı sigortalılık süreleri ile ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy