........
Davacı, davalılardan ... (.......) adına bildirilen hizmetlerin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin ve aidiyetinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Doğum tarihi 12.04.1953 olan davacı, davadışı .......’ye ait işyerinde fiilen çalışanın kendisi olduğu halde, ...’na (....) kimlik bilgilerini kullandığını belirterek, 11.11.1974 tarihli işe giriş bildirgesi ile 11.11.1974 – 04.11.1977 tarihleri arasında davalılardan ... (.....) adına bildirilen çalışmaların kendisine ait olduğun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu çalışmalara ilişkin olarak işyerindeki şahsi dosya getirtilip, işyerinde uyuşmazlık konusu dönemlerde bordrolara geçmiş müdür, şef, bölüm sorumlusu, ustabaşı vs. gibi esasen çalışanlarla ilgili bilgisi olanlar belirlenerek, beyanlarına başvurulup, çalışanın davacı olup-olmadığı araştırılıp;
./..
-2-
davacının, davalıya ait kimlik bilgilerini kullanma nedeni üzerinde durularak, uyuşmazlık konusu husus kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının ve işyerinde çalışmayan tanıkların beyanları ve salt davacının sunduğu belgeler esas alınarak karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Ayrıca, somut olaya ilişkin olarak, davanın kabulü durumunda, başkasına ait kimlik bilgileri ile çalışmayı bilecek durumda olmayan Kurum’un yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağı da gözetilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy