.......
Davacı, 20.08.1995 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin “b” bendi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki belgelerden, davacının, 20.08.1995 tarihinden itibaren vergiye kayıtlı olduğu, ayrıca 20.10.2005 tarihinden itibaren oda, 09.02.1999 tarihinden itibaren de sicil kaydının bulunduğu, Kuruma kayıt ve tescilinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, 20.08.1995 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, 20.08.1995 tarihi ile davanın açıldığı 31.05.2011 tarihleri arası dönemde sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun, 1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri başlıklı Geçici 8. maddesinde “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar…
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç
./..
-2-
tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir…” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacının, Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce Kurum’a kayıt ve tescilinin bulunmaması durumunda, 01.10.2008 öncesi için sigortalı olarak tescili mümkün bulunmamaktadır. Ancak, 5510 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre, vergi kaydının bulunduğu dönemlerden 04.10.2000 tarihi ile 01.10.2008 tarihi arası süreyi, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması şartıyla borçlanabilir.
Mahkemece, Kurum’a kayıt ve tescilinin bulunmadığı belirtilen davacının sigortalılığının, Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren başlatılabileceği; vergiye kayıtlı olan dönemlerden 04.10.2000 tarihi ile Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi arası dönemi, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde Kurumdan talepte bulunması şartıyla borçlanabileceği; Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi öncesinde tescil edilmemiş olması veya anılan tarih öncesinde sigortalı olarak tescil edilmeyip, yukarıda belirtilen şekilde süresinde borçlanma için başvurusunun bulunmaması durumunda 01.10.2008 tarihi öncesi döneme sigortalılık verilemeyeceği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy