Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı Kurum, trafik kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ... sigorta yardımlarından oluşan zararının sigortalının kullandığı aracın üzerine kayıtlı olduğu davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Bu madde kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları, üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile kanunda belirtilen ... sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı veya hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Davacı Kurumca davalının rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan ve 63. maddenin ikinci fıkrasında yer alan “araç sahiplerine” ibaresi, ... Mahkemesinin 27.03.2002 tarih ve 2001/343 Esas ile 2002/41 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu durumda araç malikinin sorumluluğu, “araç sahibi“ sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluğu ile değil, anılan maddede yer alan “diğer sorumlular” kavramı kapsamında ve 2918 sayılı Kanunun 85/1. ile 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çerçevesinde “işleten” sıfatını haiz bulunması dikkate alınarak saptanacaktır. Trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan kişi aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor ve araçtan çıkar sağlıyor ise karşılığında hem şekli hem de maddi anlamda işletenlik sıfatı birleşmiş olur. 2918 sayılı Yasanın 3. maddesinde araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatı ile sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin olan kişinin işleten olduğu ancak ilgilisi tarafından başka bir kişinin aracı, kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu ispat edilirse bu kişinin işleten sayılacağı hükme bağlanmıştır. İnceleme konusu davaya; bu yasal kurallar ışığında bakıldığında, dosya içeriğinden, davalı ...’ın sigortalının kaza yaptığı traktörün 13.04.2008 tarihinde maliki olduğu, anlaşılmakta, sigortalının ise 13.04.2008 tarihinde köyde yaptığı kaza sonucu yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar, davalının kaza tarihindeki aracın kayıt maliki olduğu gerekçesi ile kabulüne karar verilmiş ise de, davalının işletenlik sıfatının olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır.
Mahkemece kazaya karışan traktörün maliki davalı ...’nın, sigortalı sürücüye aracı ne şekilde verdiği, davalı yönünden işletenlik kavramının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak, “işleten” sıfatına sahip olup olmadığının belirlenmesi, işleten konumunda yer aldığı saptandığı takdirde, rücu alacağından, sorumluluğunun irdelenmesi ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Kabule göre de, Mahkemenin gerekçeli kararında kopyala-yapıştır yöntemi ile dava ile ilgisi olmayan paragraflara yer verilmesi ve hüküm oluşturma tekniğine aykırı olacak şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O hâlde, taraf avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,15.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy