Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarfından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava hukuki nitelikçe, kurum sigortalısı ...'nin 01.11.1999 tarihinde kardeşi ... tarafından öldürülmesi neticesinde ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin ve yapılan cenaze yardımının, davalı mirasçılarından, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.
... Medeni Kanun’un 605. maddesi, “ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.” hükmünü içermektedir. Şayet, mirasın açıldığı sırada, terekenin pasifi, aktifinden fazla ise tereke borca batık sayılır.
Diğer yönden, borca batıklığın tespiti, dava yoluyla istenebileceği gibi açılmış bir davada itiraz olarak da ileri sürülebilir. Mirası reddetme süresinin geçmiş olması durumunda, miras borca batıksa bu, bir davada mirasçıların mirasın borca batık olduğunu savunmalarına engel de değildir.
İncelenen dosyada, davalı mirasçılar mirasın borca batık olduğu itirazında bulunmalarına rağmen mahkemece, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Şu halde yapılması gereken iş; davalı mirasçıların anılan madde kapsamındaki iddiaları uyarınca, murisin ölüm tarihine göre terekeye dahil herhangi bir mal varlığı bulunup bulunmadığının araştırılması, özellikle, muris ve mirasçılar yönünden tapu sicilinden herhangi bir intikal olup olmadığının sorulması gerekir.
Medeni Kanun'un (eski (545) yeni (605) md.) hükümleri de gözetilerek, bu yolda savunmada bulunan davalılardan kanıtları da istenip, davalıların murisin ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, ancak, o takdirde, mirasın reddedilmiş sayılacağı gözönünde tutulup, gerekli araştırma ve inceleme yapılmalıdır. Kabule göre de; Ceza Mahkemesindeki yargılamada, davalıların murisinin eylemini ağır haksız tahrik altında işlediği kabul edildiğinden, kusur oranı belirlenirken haksız tahrikten yapılan indirim oranı dikkate alınarak, 2/3 oranında kusur indirimi yapılması gerekirken ¼ oranında kusur indirimi yapılması isabetsizdir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden, eksik araştırma, inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 19.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy