Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, İsviçre Sosyal Güvenlik Mercii tarafından davalı Kuruma transfer edilen primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, 08.06.2007 tarihinde İsviçre'de geçen çalışmaları için kısmi borçlanma talebinde bulunan davacıya, 20.07.1994-31.12.2006 tarihleri arasındaki 4600 gün için belirlenen 19.706,40 ABD doları karşılığı primi süresinde ödeyerek, 25.07.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine, 01.08.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davacı, 01.10.2007 tarihinde İsviçre'de geçen çalışmaları nedeniyle, İsviçre Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen primlerin transferi için Kurumdan talepte bulunmuş, İsviçre Sosyal Güvenlik Kurumu 129.008 İsviçre Frangını Kuruma transfer etmiştir. Bunun üzerine Kurum tarafından, davacının yurt dışında geçen 01.01.1981 - 19.07.1994 arasındaki 4878 gün karşılığı olan 67.658 Frank iade edilmeyerek, davacının sigortalı hizmetlerine eklenmiş ve böylece aylığın iyileştirmesinde kullanılarak, davalıya 01.04.2008 den geçerli olmak üzere toplam 9990 gün primi üzerinden aylık bağlandığı, bakiye 61.350 Frak’ın iade edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, aylığın iyileştirmesinde kullanılan, 67.658 Frankın iadesini talep etmektedir. Mahkemenin hükmü, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Çünkü transfer edilen primlerin iade koşulları gereğince ve yeterince araştırılıp incelenmemiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 01.05.1969 tarihinde imzalanan ve 1452 sayılı Kanunla onaylanıp, 01.01.1969 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile İsviçre Federal Konseyi arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesine, 11.11.1980 tarihinde onaylanan ve 01.06.1981 tarihinde yürürlüğe giren ek sözleşmenin 1/2 maddesi ile eklenen 10/a maddesinde aynen, “Türk vatandaşları İsviçre yaşlılık ve ölüm sigortalarına kendileri için yatırılmış olan primlerin Türk sigortalarına transferini, İsviçre malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları yardımlarından henüz hiç yararlanmamış olmaları ve Türkiye’ye yerleşmek üzere İsviçre’den ayrılmış bulunmaları koşulu ile talep edebilirler, ...primler Türkiye Sosyal Sigortalar Kurumuna transfer olunur ve bu Kurum primleri Türk Mevzuatına göre yetkili sigorta kuruluşuna intikal ettirir. Bu primler ve bu primlere ilişkin süreler bir Türk aylığına hak kazanmada ve bu aylığın hesabında, Türk primlerine ve sürelerine muadil sayılır. Transfer olunan primlerden Türk Emeklilik Sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiçbir menfaat sağlanamıyorsa anılan yetkili kuruluşa transfer edilmiş olan primler ilgili kimselere iade edilir” hükmü öngörülmüştür.
Ek Sözleşmenin birinci maddesiyle eklenen ana sözleşmenin 10/a maddesi hükümlerine göre, transfer edilen primlerin sigortalıya iadesi şu üç koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
a)İsviçre yaşlılık, malullük ve ölüm sigortaları yardımlarından yararlanmamış olmak,
b)Türkiye’de veya üçüncü bir ülkede yerleşmek amacıyla İsviçre’den ayrılmış olmak,
c)Transfer edilen primler nedeniyle Türk Emeklilik Sigortası çerçevesinde sigortalı veya hak sahibi yararına hiçbir menfaat sağlanmamış olması gerekir. İnceleme konusu davamızda, anılan birinci ve ikinci koşulun gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Ancak, üçüncü koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. İadeye konu transfer edilen primlerin, sigortalının menfaatine kullanılmasının mümkün olup olmadığı, bağlanacak yaşlılık aylığında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönü, usulünce saptanması gerekir. Şayet, sigortalının menfaatine kullanılması mümkün ise, maddenin lafzından ve ruhundan açıkça anlaşılacağı üzere, primlerin iade edilemeyeceği yönü gözetilmelidir.
Nitekim 3201 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde de; Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri ile transferi sağlanan primlerin sigortalı ya da hak sahiplerine iadesinde; bu primlerden, Türk Sosyal Güvenlik Kanunları çerçevesinde, Sosyal Sigorta
yardımlarından yararlanmada menfaat sağlanamaması esasına dayalı koşullar aranmıştır.
Diğer taraftan; Anayasanın 90/son maddesinde ifade edildiği üzere, yöntemine göre yürürlüğe konmuş, uluslararası sözleşmeler, kanun hükmünde olup, bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa mahkemesine başvurulamaz.
Hal böyle olunca da, Türkiye Cumhuriyeti ile, İsviçre Federal Konseyi arasındaki sözleşmenin anılan maddesi hükmüne, uygulama açısından yasal güç tanımak Anayasal bir zorunluluktur.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacının İsviçre Sigorta Merciinden transfer edilen primlerinin davaya konu 67.658 Frank’lık kısmının davacı menfaatine değerlendirilerek yaşlılık aylığına yansıtıldığı ve fazladan transfer edilen 61.350 Frak’ın da davacıya iade edildiğinin anlaşılması karşısında, iadeye konu olabilecek transfer edilmiş primi kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davacının değerlendirme talebi bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy