Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirlerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahibine bağlanan gelirin, asıl ve birleşen davada 506 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup; Mahkemece, asıl dava yönünden, davalı ... Müh. İnş. ... ... Oc. İşl. San. Tic. ... Şti.'ne verilen %9 kusur karşılığı kurum zararının kabulüne, birleşen dava yönünden üçüncü kişi konumunda olan davalılar ... ... A.Ş. ve ...Elek. ... A.Ş. ne yönelik açılan davanın Borçlar Kanununun 60. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 26. maddesi kapsamında üçüncü kişiler aleyhine açılan rücu davaları Borçlar Kanunu’nun 60’ıncı maddesinde gösterilen bir ve on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı başlangıcı ise; “zarar ve faile ıttıla” tarihidir. Bilindiği üzere zarar ve faile ıttılanın birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, sadece birinin gerçekleşmesi bir yıllık zamanaşımı süresinin başlaması için yeterli değildir. Zarara ve faile ıttıla, Kurumun yetkili organının ıttılaı olduğundan, zararın ıttıla tarihi gelirler yönünden, gelirin bağlandığı ve bu işlem yetkili makamca onaylandığı tarihte ödenebilir hâle geleceği için onaylama tarihidir. Faile ıttılanın ise özel bir duyarlılıkla her somut olayın özelliğine göre araştırılıp incelenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre; zararlandırıcı sigorta olayı 13.03.2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı kurum tarafından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine davalı ... Müh. İnş. ... ... Oc. İşl. San. Tic. .... Şti. ve ...... İşletmeleri .... Mües. Mdr. aleyhine açılan davada; Mahkemece, zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği termik santralde giriş ve çıkışların ... sorumluluğunda olduğu, kül alma tesisinin kurulması ve işletilmesinin ... şirketine verildiğinden bahisle, davanın ... şirketi yönünden tefrikine, ... ... İşletmeleri ... Mües. Mdr. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi sonucu, kurum tarafından ... ... A.Ş. ve ... Elek. ... A.Ş.’ne husumet yöneltilmiş, eldeki davayla birleştirilmiştir. Dolayısıyla peşin değerli gelire ilişkin olarak onay tarihi ile anılan kararın kesinleştiği tarih belirlendikten sonra yapılacak değerlendirmeyle hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımı süresinin geçtiğinin kabul edilip, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, isabetsizdir.
2- Dava müşterek müteselsil sorumluluk esaslarına göre açılmıştır. BK 50 ve 51. maddelerine göre birden fazla kişinin bir zararın oluşumuna sebebiyet vermeleri ile muhtelif sebeplerden dolayı aynı zarardan birden fazla kişinin sorumlu tutulmalarını gerektirir durumlarda zarar verenlerden her birinden zararın tazminini talep hakkı vardır. Teselsüle dayalı davalarda, Kurum sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı ... sigorta yardımlarının tümünün tazminini, bütün sorumlulardan birlikte veya her birinden ayrı ayrı ya da sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Tazmin sorumlularından her biri, Kuruma karşı zararın tamamından müteselsilen, fakat birbirlerine karşı kendi kusurları oranında sorumludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalılar ... ... ... A.Ş. %48, ... ... A.Ş. %14, ... Müh. İnş. ... ... Oc. İşl. San. Tic..... Şti. %9, kazalı %25, dava dışı teknik müdür, iş güvenliği şefi, yetkili mühendis ve işyeri sahibi ayrı ayrı %1 kusurlu oldukları belirtilmiş olup, somut olayda, davalı işveren ... Müh. .... ... ...Oc. İşl. San. Tic.... Şti. 506 sayılı Yasanın 26/1. fıkrası gereğince sorumlu bulunduğundan ve dava müşterek, müteselsil sorumluluk esasına göre açıldığından, davalı işveren şirket ... Müh. .... ... ... Oc. İşl. San. Tic. .... Şti. nin kusur oranına, diğer davalılar ve dava dışı şahısların kusurunun da eklenmek suretiyle sorumlu olduğu zarar miktarının belirlenmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy