Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılık süresinin ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin yerinde olmadığının tespiti, iptal edilen dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığı sonucuna varılırsa isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri de gözetilmek suretiyle 1.6.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa mevzuatına göre yaşlılık aylığı bağlanan davacının, oda kayıtlarındaki usulsüzlük nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının sve aylık bağlama koşullarının oluşmaması nedeniyle yaşlılık aylığının iptali üzerine eldeki dava açılmış olup, Mahkemece, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve yaşlılık aylığının bağlanmasına ilişkin istem reddedilmiş, prim ödemeleri gözetilerek ödeme tarihi itibariyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 297) maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir
Aynı kural, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 298.)maddesinde de tekrarlanmış; HUMK.nun 381. ((6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 294.) maddesinde ise “Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun yürürlüğünden sonraki dönemde de Hukuk Genel Kurulu’nun 16.03.2012 gün ve ... E.-203 K.sayılı kararıyla bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde infaza elverişli olmayan hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy