Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup, davalının rücu alacağından sorumluluğu, ancak maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Bu maddeye dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir. Bilindiği üzere, işçilerin beden ve ruh sağlığının korunmasında önemli olan yön, iş güvenliği tedbirlerinin alınmasının hakkaniyet ölçüleri içinde işverenlerden istenip istenemeyeceği değil, aklın, ilmin, fen ve tekniğin, tedbirlerin alınmasını gerekli görüp görmediği hususlarıdır. Bu itibarla işverenler, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçilerin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı taktirde gerekmeyeceği gibi düşünceler ile almaktan çekinemeyeceklerdir. Çalışma hayatında süre gelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı da, işverenlerin önlem alma ödevini etkilemez. İşverenler, çalıştırdığı sigortalıların beden ve ruh bütünlüğünü korumak için yararlı her önlemi, amaca uygun biçimde almak, uygulamak ve uygulatmakla yükümlüdürler. Davaya konu somut olayda, sigortalı, asıl işveren ...’a ait madende meydana gelen göçük sonucu yaralanmıştır. Hükme esas kılınan kusur raporunda, ceza davasında, zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda, davalılar ... 1/8, ... 3/8, ... 2/8, ... 1/8, sigortalı 1/oranında kusurlu bulunmuş, şikayet yokluğundan davanın düşmesine karar verilmiştir. Borçlar Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca hukuk hakiminin, kesinleşmiş ceza kararına konu maddi olgularla bağlı ise de, ceza yargılaması sürecinde belirlenen kusur oranlarıyla bağlı olmayıp, mahkemece, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili kazanın vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, kusur oranı ve aidiyeti konusunda yeni rapor alıp irdelenerek, iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile yapılan masrafların, açıklanan ilkeler doğrultusunda tazminine olanak bulunan kısmı belirlenip sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar ... ve ...'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, kararı temyiz etmeyen davalılar ... ve ... yönünden davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilerek karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,15.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy