Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi hükmüne göre, işveren; sigortalıyı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına giren işlerde hizmet akdine dayalı olarak çalıştıran gerçek ya da tüzel kişilerdir. “Çalıştıran” olgusu, hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. 506 sayılı Kanun’un “Üçüncü kişinin aracılığı” başlıklı 87’nci maddesi hükmünde ise; aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişi olarak tanımlanmış, sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı belirtilmiştir. Maddede “aracı” olarak nitelenen üçüncü kişi, gerek mevzuatta, gerekse öğreti ve yargı kararlarında; alt işveren, tali işveren, taşeron, alt müteahhit, alt ısmarlanan gibi adlarla anılmaktadır. Aracı kavramı, her şeyden önce, asıl işverenin varlığını, bir başka işverenin asıl işverene ait işin bir bölümünü yapmayı üstlenmesini ve asıl işverene ait iş yerinde veya iş yerinin bir bölümünde iş alanın kendi adına sigortalı çalıştırmasını gerektirir. Asıl işverenle aracı arasındaki ilişki taşıma, eser ve benzeri sözleşmelere dayanabilir ise de; hiçbir şekilde hizmet akdi unsurları bulunmamalıdır. Burada önemli olan yön, asıl işverene ait işin bir bölümünün aracı tarafından görülmesidir. Aracı kavramının belirleyici özelliği, asıl işverene ait işten bir bölüm iş alınması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırılmasıdır.
Davacı Kurum, 08.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı Hüsamettin Haberci’nin hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan tedavi ./..
-2-
giderlerinden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26 ve 87’nci maddeleri uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalılardan ,,, Mak. İml. İnş. Tur. Paz. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki dava, iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak, anılan davalının asıl işverenlik sıfatı bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı gibi, bu husus dosya kapsamından da anlaşılamamaktadır. Bu nedenle; Kurum kayıtlarının araştırılması suretiyle iş kazasının meydana geldiği işin hangi işveren adına kayıtlı olduğu, davalıların aralarında 87’nci madde kapsamında taşeron – asıl işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ve bu bağlamda hukuki statüleri yöntemince tespit edilmeli ve buna göre davalı ,,, Mak. İml. İnş. Tur. Paz. Tic. Ltd. Şti. nin işveren sıfatıyla sorumluluğu irdelenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy