Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali ile borçlı olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısman kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İl Dernekler Müdürlüğü tarafından gönderilen kayıtlara göre, 25.11.2008-02.03.2009 döneminde dava dışı işveren ... Spor Klübü Derneği’ne yönetim kurulu üyesi seçilen davacı, dava dışı spor klübünün 2008/11-12 ve 2009/1-2-3. Aylara ait prim ve gecikme zammına ilişkin olarak düzenlenip, 17.01.2012 tarihinde tebliğ edilen 11.01.2012 tarih 2009/17892 takip nolu ve 49.567,52 TL bedelli ödeme emrinin üst düzey yönetici sıfatı olmadığı gerekçesiyle iptalini talep ve dava etmiştir.
Davanın, yasal dayanaklarından olan 506 Sayılı Kanunun 80. Maddesinde; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen süre içinde tahakkuk ve tediye etmeyen Kamu Kurum ve Kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli Kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri Kuruma karşı işverenler ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu kılınmışlardır. Ancak bu sorumluluk görevde bulunulan süre içinde doğan prim borcu ile sınırlı olup ayrıca söz konusu sorumluluk şartlarının doğması için davacının ilgili kulübün yönetim kurulu üyesi olması ve yönetim kurulu kararına göre tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması ve prim borcunun haklı bir sebep olmaksızın ödenmemiş olması gerekir. Öte yandan 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi de benzer bir düzenlemeyi içermektedir.
Yine 506 Sayılı Kanunun 80. maddesi hükmünde, Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 Sayılı Kanunun 25.05.1995 tarih ve 4108 Sayılı Kanunun 11. maddesi ile değişik mükerrer 35. maddesi hükmüne göre de; Kurumun, işveren tüzel kişilerde olan prim ve diğer alacaklarının, işveren tüzel kişilerin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, işbu Kurum alacaklarının gerçekleştiği yada ödenmesi gereken dönemde işveren şirketi borç altına sokma ve yönetme yetkisini haiz kanuni temsilciler Kuruma karşı şahsi mal varlıkları ile sorumlu tutulmuşlardır. Mahkemece, davacının, tahakkuka konu dönemde, prim borçlusu ve dava dışı spor kulübünü temsil ve ilzam yetkisinin olup olmadığı yukarıda açıklanan ilke ve esaslar çerçevesinde yöntemince araştırılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; davacı, avukat aracılığı ile temsil edilmediği halde lehine vekalet ücreti hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
O hâlde, davacı ile davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy