... adına Av. ...ile... Unlu Mal.İth.İhr.San.Tic.Ltd.Şti. aralarındaki dava hakkında ... 1. İş Mahkemesinden verilen 01.11.2010 günlü ve 2008/905-2010/773 sayılı hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 12 ve 13 üncü maddelerine göre, tüzel kişilere tebligat yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde, bu durum belirtilerek, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birisine yapılır.
Yine, 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır...” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olaya ilişkin olarak; iş bu dava dosyasında, dava dilekçesine ilişkin tebligatın, davalıya tebliğ edilemediğinden iade edildiği; ticaret sicilinden davalının adresinin sorulmadığı; önceki rücu davasında bulunan sicil yazısında adresinin “... Mah. ... Sok. No: ... .../...” olarak bildirilmiş olduğu; dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin başkaca işlem yapılmayıp, gıyabi hükmün de adres numarası hatalı olarak yazılıp (... Mah. ... Sok. No:... ... olarak yazılmıştır) doğrudan 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüş olup, gıyabi hükmün;
a) Belirtilen adrese, bu dosyada evvelinden usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından, doğrudan anılan Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olduğu gibi;
b) Önceki rücu davasına ilişkin dosyada bildirilen sicil adresinden farklı bir adrese, anılan Kanunun 35. maddesine göre tebliği de keza usulsüzdür.
Mahkemece, gıyabi hükmün, davalıya, 7201 sayılı Kanuna uygun şekilde tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalının, adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, önceki adresine Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ geçerli olacağından, başkaca bir şey yapılmaksızın gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 05.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy