Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 01.01.2007 tarihinden itibaren Almanya’dan emekli aylığı bağlanarak kesin dönüşün gerçekleştiğini beyanla, ödenmeyen 2007 yılı Ocak-Ağustos arası yaşlılık aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
23.04.1971-30.11.2004 tarihleri arası yurt dışı hizmetlerini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanan davacıya, yurtiçi çalışmalarıyla birlikte 01.05.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış; bilahare celbedilen 12.04.2007 tarihli TR 4 belgesine göre, 1973 tarihinden 08.01.2007 tarihine kadar yurt dışı çalışmaları ve işsizlik yardımı bulunduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek 01.05.2006-20.03.2007 tarihleri arası dönem için yapılan yersiz aylık tutarı, 17.12.2007 tarihli ödemeyle davacıdan tahsil edilmiştir.21.08.2008 günlü dilekçe üzerine de davacıya 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı yeniden bağlanmıştır.
Davacıya ait sicil dosyası içerisinde yer alan tercümeli 23.07.2007 günlü “Emeklilik Bildirimi” başlıklı yazıda ise, “tamamen kazanç azaltılmasından dolayı kısıtlı emekliliğin 01.09.2007 tarihinde başlayacağı ve 31.03.2008 tarihinde sona ereceği, 01.01.2007-31.08.2007 tarihleri arası dönemde ise 3.096,45 EUR tutarında ek ödeme yapılacağı” bildirilmiştir.
Mahkemenin, kesin dönüş tarihinin belirlenmesine yönelik kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük,
yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6’ıncı maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır.
Şu halde yapılması gereken iş; davacının borçlanma işleminin geçerliliğine karşın, aylık bağlanabilmesi için 6’ıncı maddenin aradığı kesin dönüş koşulunun varlığı, yukarıda belirtilen 23.07.2007 tarihli tercümeli bildirim yazısı içeriği de dikkate alınarak yeniden ve usulünce (bu anlamda özellikle yurtdışı sigorta merciine ait son tarihli tercümeli hizmet cetveli yeniden celbedilmeli, Almanya’dan emekli olunan tarih saptanmalı v.s” araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy