Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, ... vekilinin tüm davalı ...'in sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflar nedeniyle uğranılan Kurum zararının davalı işverenden 506 sayılı Yasa'nın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ceza dosyasında mahkum olan davalılar ..., ..., ...'nun % 100 kusurlu olduğu, işveren ...'in ise 10. madde gereğince kusursuz sorumlu olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Çalıştırılan sigortalıların Kuruma bildirilmelerini düzenleyen ve 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunla değiştirilen 506 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi, kaza tarihi itibariyle; “işveren, çalıştırdığı sigortalıları, örneği Kurumca hazırlanacak bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmeye mecburdur.” hükmünü içermektedir. Anılan Kanunun 10’uncu maddesine göre ise; 9’uncu madde düzenlemesine rağmen sigortalı çalıştırılmaya başlandığının, yukarıda belirtilen bir aylık süre içinde Kuruma bildirilmemesi ya da geç bildirilmesi veya bu durumun Kurumca tespit edilmesi halinde, sigortalı işe giriş bildirgesinin verildiği veya bu durumun Kurumca saptandığı tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde, ilgililerin sigorta yardımları Kurumca yapılır. Ancak, belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masraflar ile gelir bağlanırsa bu gelirlerin sermaye değerleri aynı Kanunun 26’ncı maddesinde yazılı kasıt veya iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketi olmasa bile işverenden tahsil edilir. Başka bir anlatımla, 10’uncu madde kapsamındaki sorumluluk, yasal koşulların gerçekleşmesi kaydıyla, kusursuz sorumluluktur. Ancak, somut olayda, Borçlar Kanununun 43 ve 44’üncü maddeleri (6098 Sayılı ... Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri ) gözetilerek işverenin sorumluluğundan, 3. kişilerin müterafik kusurunun %50' sinden fazla hakkaniyet indirimi yapılmalıdır.
Bu şekilde, yapılan hakkaniyet indirimi neticesi, belirlenecek meblağdan, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı, bu miktarı aşan kısımdan ise davalı işveren dışındaki davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı gözönünde tutulmalıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olguların gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı geriktirir.
O hâlde, davalılardan ...'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek harcının istek halinde davalılardan ...'e iadesine, 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy