Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun ve yaşlılık ayığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, sigortalılığa ilişkin talep hüküm altına alınıp, tahsis istemi reddedilmiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
1972 – 1977 döneminde 1628 günlük 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı bulunan davacıya, davalı Kuruma yaptığı başvuruya dayanılarak 1978 yılının Ağustos ayında sigortalılığına ilişkin primler toptan ödemeyle geri verilip, anılan hizmetlerinin tasfiye edildiği, sonrasında 01.03.2005 gününden itibaren söz konusu Kanun hükümleri gereğince isteğe bağlı sigortalılığı başlatılan davacının 31.08.2010 tarihinde yaşlılık sigortasından aylık tahsis isteminde bulunması üzerine değerlendirme yapan Kurumca, başvuru tarihi itibarıyla 1080 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilip tahsis talebinin de reddedildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık sigortasından aylık bağlanması istemine ilişkin davalarda, davalı Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, ...’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hakimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, ... koruma, dayanışma, ... denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan ... sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, ... ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan ... güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen ay başından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında aylık bağlama koşulları gerçekleşen davacı sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğu yönündeki mahkeme yaklaşımı ve bu doğrultuda verilen karar yerindedir. Bu bakımdan; Kuruma başvurarak tasfiye edilen hizmetlerinin (zorunlu sigortalılığının) ihyası için davacıya uygun süre tanınmalı, ihya gerçekleştirildiği takdirde 01.03.2005 tarihinden itibaren süregelen isteğe bağlı sigortalılık da dikkate alınmak suretiyle aylık bağlanması koşulları yasal mevzuat çerçevesinde irdelenerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu tahsis isteminin reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
S.A.
T.H. : Selin KAN
Full & Egal Universal Law Academy