Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacılar murisine ödenen aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu bulunulmadığının tespiti, terdiden borçlu bulunulan aylık döneminin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen ......la dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın ...,.....................Mağat tarafından açılmış olmasına karşın karar başlığında davacılardan sadece .........’ın adının yazılıp diğer davacıların adının yazılmamış olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 304. maddesi kapsamında maddi yazım hatası olup, bu hususun mahkemesince düzeltilmesinin mümkün olması karşısında bozma sebebi yapılmamıştır.
2- Davalı Kurum tarafından, davacılar murisine, 01.01.1953-11.9.1981 dönemi hizmetleri (borçlanma dahil) dikkate alınarak, 01.10.1981'den itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, bilahare, ...... Sandığına tabi 02.5.1952-12.12.1984 dönemi çalışmalarına karşılık 01.3.1985 tarihinden itibaren ......lik aylığının bağlandığının bildirilmesi üzerine, çakışan hizmetlerinin iptali gerektiği, buna göre yaşlılık aylığının da iptali gerektiği belirtilerek, 23.11.1997-21.01.2011 tarihleri arası ödenen 62.152,16 TL yaşlılık aylıklarının borç kaydedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
...... sisteminin çifte sigortalılık üzerinden birden fazla yaşlılık aylığına hak kazanmaya olanak vermeyen yapısı ile, 2829 sayılı Yasanın bu yaklaşımı destekleyen 4. maddesi hükmü gözetildiğinde; davacının her iki ...... kuruluşundan yaşlılık aylığı almasına olanak bulunmadığına dair mahkeme kabulü isebetlidir.
3- Dava konusu diğer dönemlerde yersiz ödemeler nedeniyle davacının iade yükümünün kapsamı yönünden; 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi,“Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermekte olup;
14.9.1981 tarihli tahsis talep dilekçesinde, davacılar murisinin ...... Sandığına tabi hizmetlerinin belirtmediği anlaşılmakla, yukarıda belirtilen 96. maddenin a bendi kapsamında değerlendirme yapılmalıdır. Buna göre, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte hesaplanmalıdır.
Somut olayda ise, hatalı işlemin varlığına davalı Kurum tarafından 19.11.2007 tarihli ...... Sandığı Tahsisler Dairesi Bakanlığının yazısı ile muttali olunduğu, ancak 23.11.1997-21.01.2011 tarihleri arası ödenen 62.152,16 TL yaşlılık aylıklarının borç kaydedildiği belirlenmektedir.
Mahkemenin, bu maddi ve hukuki olguları gözardı ederek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına, 08.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy