Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 22.2.1995-24.12.2009 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı kurum vekilinin temyiz incelemesine gelince, davacı, anonim şirket kurucu ortaklığına dayalı olarak 22.2.1995-24.12.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiş; mahkemece, davacının 22.2.1995 tarihinden itibaren ilgili anonim şirketin kurucu ortağı olduğu gerekçesiyle, 1.10.2008-24.12.2009 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, bu şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacının ilk kez 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı, başka bir limited şirket ortaklığından dolayı ... Ticaret Sicil Memurluğundan 30.12.2009 tarihinde yapılan bildirime istinaden re’sen düzenlenen Bağ-Kur giriş bildirgesiyle, ...24.12.2009 tarihinde başlatılmıştır. Davacının, 22.2.1995 tarihinden itibaren ve halen devam eden Ticaret Odası ile Ticaret Sicil Memurluğu kaydının varlığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
Sosyal güvenlik hakkı, temel insan haklarından olup, uluslararası hukuk normları ile Anayasalarda güvence altına alınmıştır.
1479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altında en son alınan esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara, kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. maddesinde, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, bu kanuna göre
sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıktan itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda, Kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır.
Ancak, 01.10.2008 tarihine kadar Anonim Şirket kurucu ortaklığından dolayı 1479 sayılı Kanun kapsamında Kurumca sigortalı olarak tescili yapılmayan davacının, 5510 sayılı Kanunun geçici 22. maddesinin “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen anonim şirketlerin kurucu ortaklarından daha önce 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine tabi olarak sigortalı olanlardan sigortalılıklarını devam ettirmek isteyenlerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde yazılı talepte bulunmaları halinde sigortalılıkları aynen devam ettirilir. …” hükmü çerçevesinde, bu tarih sonrasında da anılan madde kapsamında altı ay içinde zorunlu sigortalılık için Kuruma yaptığı bir başvurusunun bulunmamasına göre, mahkemece açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy