Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, mükerrer sigorta sicil numarasından dolayı davalı ... adına tescil edildiği iddia edilen çalışmaların davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, Davalı ...'nın ... sigorta sicil sayılı dosyasında davacı adına bildirimi yapılan tüm sigortalı hizmetleri ile 2007 yılı Temmuz ayında davalı ... adına bildirilen 27 günlük sigortalı hizmetin davacıya ait olduğunun tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği, 24.11.1987 olarak tespiti ile 18 yaşını doldurduğu 24.11.1987 tarihinden önceki sürelerin 506 sayılı Yasanın 60/G ve geçici 54. maddesi uyarınca sigortalılığa başlangıç oluşturacak şekilde prim günü olarak geçerli sayılması gerektiğinin tespitine, bu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller, sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının çalışmalarının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının çalışmaları ile ilgili davanın niteliği gereği re’sen delil toplama yoluna gidilmediği, hizmet cetvelinde gözüken çalışmalarına ilişkin işe giriş bildirgelerinin temin edilmediği ve bunlar üzerinde inceleme yaptırılmadığı, tanık dinlenmediği, davanın tereddütsüz kabulünü gerektirir delillerin tam olarak saptanmadığı görülmüştür
Bu nedenle, öncelikle davacının iddiası kapsamında, davacının mükerrer numara olduğunu belirttiği ... sigorta sicil numarası üzerinden işverenlerince verilen bütün işe giriş bildirgelerinin aslı kurumdan talep edilmeli, bunların davacının şahsi dosyasında bulunmaması ve mükerrer sigortalı sicil numarasına sahip olduğu belirtilen davalı ...’in dosyasında bulunması ihtimaline binaen, davalı ...’in de şahsi sicil dosyası istenmeli, temin edilen işe giriş bildirgeleri asılları üzerinde imza ve fotoğraf incelemesi yaptırılmalı ve bunların davacıya ait olduğu saptanmalı, davacının çalışmalarının gerçekliğinin tespiti için, davacı adına hizmet bildiren işverenler ile bu işverenlerin bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, bu şekilde iddia edilen çalışmaların hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da yanlış geçtiği hususu gereğince araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ve davalı ...'nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'ya iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy