Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali ve tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalı... Belediye Başkanlığı işçisi olmasına rağmen, kurum kayıtlarında davalı ... Tem. San. Tic. Ltd. Şti. işçisi olarak gözüktüğünün ve primlerinin bu şirket tarafından yatırıldığının tespiti ile bu primlerin Belediye işyeri dosyasına aktarılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacıya ait sigorta primlerinin davalı Limited Şirkete ait 1014457 sigorta sicil numaralı dosyasından çıkarılmasına ve 02.04.2010 tarihinden itibaren yatırılan sigorta primlerinin davalı ...Belediye Başkanlığına ait 11257 sigorta sicil numaralı işyeri dosyasına aktarılmasına, davacının ...Belediye Başkanlığı işçisi olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut deliller sübut konusunda tam bir kanaat ortaya koymamaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu, bu tür davalarda re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, davacının iddiasının tespiti için, tüm kayıtların toplanmadığı ve bu kayıtlara göre davacının iddiasının irdelenmediği anlaşıldığından, öncelikle davalı Belediye ile diğer davalı temizlik şirketi arasındaki ilişkinin netleştirilmesi için, davalı belediyeden diğer davalı şirketle aralarındaki ilişkinin niteliği sorulmalı, bu ilişkiye ilişkin bütün kayıtların sureti ile davacının ilgili SGK İl Müdürlüğü nezdindeki sigorta sicil dosyasının bir sureti getirtilmeli, taraflar arasındaki ilişki ve işin niteliği bu kapsamda irdelenip tespit edilmeli, daha önce dinlenen tanıkların anlatımı ile yetinilmeyerek, davacının iddiası kapsamında belediye ve şirket yetkililerinin de beyanları alınmalı, davacının iddia ettiği dönemde icra ettiği çalışmaları ve bu çalışmalara göre gerçek işverenin veya işverenlerinin kim olduğu usulünce tespit edilmeli, tüm deliller hep birlikte değerlendirip takdir edilerek, varılacak sonuca göre yeni bir karar verilmeli, kabule göre de daha önceden yatırılmış sigorta primlerinin başka dosyaya aktarılmasının hatalı olduğu da gözetilerek, sadece davacının işvereninin tespitine ilişkin hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy