Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava alacak istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde 1.571,42 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı Kurum, iş kazası nedeniyle 1.571,42 TL’nin tahsilini istemiş; Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 1.123,98 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ve 223,80 TL tedavi giderinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı tarafça dosya kabul edilen bu miktar yönünden temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.690 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Hüküm, temyiz eden davalı yönünden karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Somut olayda yerel mahkemece kabul edilen alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE;
2-Davacı kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.