Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı Kurum, trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların davalılardan 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... ile Güvence Hesabı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımlardan ibaret Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa’nın 63. maddesidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1 maddesine göre, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91. maddesine göre de “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”
Eldeki davada, iki makine ve bir inşaat mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince tanzim edilen, trafik kazasında, davalı ...’ün % 70, sigortalının ise % 30 oranında kusurlu olduğunu belirten bilirkişi raporu dikkate alınarak, davalının % 70 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, aynı trafik kazası nedeniyle ....Asliye Ceza Mahkemesinden alınan ve kesinleşmiş hükme esas kabul edilen raporda davalının 4/8, sigortalının 4/8 oranında kusurlu bulunması karşısında, trafik alanında uzman bilirkişi heyetinden, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek biçimde rapor alınıp irdelenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz görülmüştür.
Öte yandan, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, trafik kazasından mütevellit zararların tazmini istenmesine göre, davalı ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde İhlas (unvan değişikliği ile HDİ) Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilmiş, birer örneği ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar dosyasında ve davalı Güvence Hesabı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde mevcut olan zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunduğunun ve bu poliçenin onaylı bir suretinin ilgili sigorta şirketinden getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemeside, isabetsizdir.
Kabule göre de, davalı Güvence Hesabı yönünden de söz konusu rücu alacağının faiz başlangıcının onay tarihi olduğunun hüküm altına alınması hatalı olduğundan, davacı kurumun dava öncesinde bu davalıya yaptığı bir başvurusu olup olmadığının araştırılmaması, böyle bir başvurusu yoksa faiz başlangıcının ancak dava tarihi olabileceğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalı ... ile Güvence Hesabı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy