Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Yasa'nın 26. ve 87. maddeleri uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tüm taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; taraf avukatlarının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereğince, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Davada somutlaşan olayda; davalı şirketler arasında akdedilen 01.01.2005 tarihli "Bakım ve Servis Sözleşmesi" gereğince, davalı ... Hizm. A.Ş.'nin baz istasyonlarının bakım işini yüklenen diğer davalı ...Tel. Elek. Sist. San. ve Tic. A.Ş.'nin işçisi ...'un yönetimindeki... plakalı aracın viraja hızlı girerek şerit ihlali yapması suretiyle meydana gelen 29.04.2006 tarihli trafik-iş kazasında, sigortalı vefat etmiştir. Tek kişilik makine mühendisinden alınan 13.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda; sigortalının çalışmalarının yazılı kurallara bağlanıp, bu kuralların sigortalıya tebliğ edilerek anılan kurallar çerçevesinde çalışmasının sağlanmadığı, trafik kurallarına uygun seyrini sürdürmesi için GPRS sistemi ile kontrol altında seyrinin tutulmadığı ve denetlenmediği gerekçesiyle, davalı ... Hizm. A.Ş.'nin %10 ve diğer davalı ...Tel. Elek. Sist. San. ve Tic. A.Ş.'nin %30 kusurlu olduğu belirtilerek, mahkemece, iş bu kusur raporu hükme esas alınmak suretiyle, davalıların toplam %40 kusur oranları üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Somut olayın oluş şekline göre, şerit ihlali yapan ve viraja hızlı giren sigortalının asli kusurlu olduğu sabittir. Öte yandan; sigortalının 28.01.1997 veriliş tarihli B sınıfı ehliyeti mevcut olup, kaza tarihinde sigortalının yönetiminde bulunan ve davalılardan ... Tel. Elek. Sist. San. ve Tic. A.Ş. adına trafikte kayıtlı olduğu anlaşılan ... plakalı 2006 model aracın ilk muayene süresinin 14.04.2007 tarihine kadar geçerli olduğu ve araçta teknik arıza olduğuna dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, yine; Kurum sigorta müfettişinin 26.05.2006 tarih ve 078831 sayılı raporunda, meydana gelen kazada, 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesinin uygulanmasını gerektirecek herhangi bir durum olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; 29.04.2006 tarihli trafik-iş kazasında, iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman olmayan ve oluşa da uygun düşmediği anlaşılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, yazılı şekilde karar verilmiş olması, isabetsizdir. Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; 506 sayılı Yasanın 26., 87, 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 2 vd. maddelerine uygun, soyut ifadelere dayanmayan, dayanağı mevzuat hükümlerini ayrıntılarıyla irdeleyen (özellikle Karayolları Trafik Kanunu hükümlerini), işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişilerden, kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alıp, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
3-) Kabule göre de; rücu davalarında faiz başlangıç tarihinin gelirler yönünden onay, diğer giderler yönünden ise sarf ve tediye tarihleri olduğu gözetilmeksizin, ıslaha konu olan kısım yönünden, onay tarihi yerine, ıslah tarihinin faiz başlangıcı olarak esas alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf avukatların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy