Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 05.06.1986 – 10.06.1997 tarihleri arasında Kurum tarafından iptal edilen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davacının oda kaydının geçersiz olduğuna dair Kurum kontrol memuru raporunun aksinin ispatlanamadığı, ancak, davacının iyi niyetli olarak yatırdığı toplam 6 yıl, 10 ay, 4 gün Bağ-Kur primlerinden ( iptal edilmeyen 1 yıl, 5 ay, 5 gün dışında ) iptal edilen 5 yıl, 4 ay, 29 günlük primin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4-(b) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, ancak, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun geçici 7. maddesindeki; “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesi ile genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı gereği, davanın yasal dayanağının 1479 Kanunun 24 ve 79. maddeleri olduğu belirgindir.
Davada somutlaşan olayda; davacının, 05.06.1986 – 10.06.1997 tarihleri arasındaki ... Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasındaki kaydına dayanılarak Bağ-Kur sigortalısı olarak Kurumca 05.06.1986 tarihi itibariye tescili yapılmış, ayrıca, davacının davaya konu dönemde 13.01.1992 – 18.06.1993 tarihleri arasında taksi işletmeciliğinden dolayı vergi kaydı bulunmakta olup, 31.01.2011 tarihli ekstre bilgilerine göre, davalı Kurumca zorunlu Bağ-Kur hizmet süresinin 6 yıl, 10 ay, 4 gün kabul edildiği, prim borcunun bulunmadığı ve 0,88 TL fazla ödemesinin bulunduğu anlaşılmış, 17.03.2011 tarihli kontrol memuru raporuna göre, davacının ...
Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasındaki kaydının incelenmesinde, üye kayıt defterinin mükerrer ve usulüne uygun tutulmadığı, yönetim kurulu karar defterinde davacının üyeliğe kabul ve üyelikten ayrılmasına ilişkin kararların bulunmadığı ve üyeliği ispatlayan diğer belgelerin de bulunmaması nedeniyle oda kaydının geçersiz olduğunun belirtilmesi üzerine, davalı Kurumca, oda kaydına dayanılarak verilen hizmet süreleri iptal edilmiş, vergi kaydının başladığı 13.01.1992 tarihi itibariyle tescili yapılmak suretiyle, vergi kaydına dayanılarak, zorunlu Bağ-Kur hizmet süresinin 1 yıl, 5 ay, 5 gün kabul edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, 17.03.2011 tarihli kontrol raporunun içeriğinin doğru olduğu ve davacının oda kaydının geçersiz olduğuna dair mahkeme kabulü isabetli ise de; davacının 1479 Kanunun 79. maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalı sayılabilmesi için, kabul edilen sigortalılık süresinin, primlerin ödendiği dönem ve sonrasını karşılaması gerektiği, öncesine ait sürelere yönelik, davacının isteğe bağlı sigortalı sayılmasının mümkün olmadığı gözetilerek, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında, davacının ilk prim ödemesini yaptığı 29.06.1994 tarihini takip eden aybaşı başlangıç esas alınmak suretiyle, her bir primin ödendiği tarihten itibaren karşıladığı süre kadar, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesi gereği irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.