Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının 4956 sayılı Yasadan yararlanarak 14. basamaktan 23. basamağa yükselerek prim ödemesi nedeniyle aylığının dava tarihi itibari ile tespiti ile şimdilik eksik ödenen aylıklardan 1000,00 TL.sinin faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtildiği şekilde, davanın kabulüne “dava tarihi itibariyle yaşlılık aylığı miktarının 1331,16 TL. olduğunun tespitine, 1000,00 TL. yaşlılık aylığı farkının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 4956 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesi ile, 1479 sayılı Yasanın 36 ve Geçici 11. maddeleridir. Mahkemece, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde hüküm kurulmuş ise de, 4784 sayılı Yasanın 1. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 01.01.2003 tarihinden geçerli olan 15.01.2003 tarih ve 2003/5145 sayılı Kararnamenin 1. maddesinin “1479 sayılı Kanuna göre yaşlılık, malüllük ve ölüm aylığı alanlara, aynı Kanunun 36 ınca maddesinin son fıkrasına göre yapılan artış miktarlarını Ocak 2003 aylık ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere … 13 ilâ 24 üncü basamaklarda 75 milyon liraya tamamlayacak miktarlarda, aylıklara net olarak eklenmek suretiyle sosyal destek ödemesi yapılır.” hükmü gereğince, davacının 01.07.2003 tarihindeki aylığına 64.46 TL. sosyal destek ödemesi tutarının hatalı hesaplama sonucu yansıtılmaması ve 2007 yılı eylül ayı itibariyle belirlenen aylık tutarı 1331,16 TL. iken, bu tutarın dava tarihi olan 06.07.2009 tarihindeki aylık tutarı olarak tespiti hatalıdır. Ne var ki; davacı vekilinin, temyiz dilekçesinin kapsamına göre, anılan hususlar bozma sebebi yapılmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamı ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dava dilekçesinde, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu halde, hükümde, bu yönde bir karar verilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 2. bendinin devamına “davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına” sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy