SGK Başkanlığı adına Av. ... ile 1-... 2-... Mirasçıları a)... b)... c)... d)... e)... f)Coşkun Tokat g)... h)... ı)... adlarına Av. ... aralarındaki dava hakkında Konya 3. İş Mahkemesinden verilen 15.05.2012 günlü ve ...-2012/315 sayılı hükmün, davacı ve davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dosya içeriğinden, müştereken düzenledikleri 18.05.2012 günlü dilekçe ile temyiz yoluna başvuran davalılar yönünden ayrı temyiz harcı yerine, yalnız bir davalı için nispi harç ödendiği anlaşılmaktadır.
Davalılardan işveren ...’ın mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı varsa da, anılan işverenin mirasçıları ile davalılardan ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle hükmü temyiz eden ... mirasçıları ve ... adına ayrı ayrı (toplamda iki) nispi temyiz harcı yatırılması gerekirken tek bir nispi temyiz harcı ve temyiz başvuru harcı yatırılmak suretiyle eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda, karar veren hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde ödenmesi veya eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Ayrı ayrı temyiz ve temyiz başvuru harcı ve temyiz masraflarının süresinde ödenmesi durumunda, temyiz incelemesi için dosya dairemize gönderilmeli; ödenmemesi durumunda ise, daha önce ödenmiş olan harcın hangi davalılar yönünden ödendiği sorularak, diğer davalı/davalılar yönünden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi gereğince temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse anılan ret kararının hükmü temyiz eden davalıya/davalılara tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan geri gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy