Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 06.07.2000 tarihli iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10. Maddesidir. Anılan madde hükümlerine göre, sigortalı çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde kuruma bildirilmemesi halinde Kuruma bildirilmeyenler için iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımlarının Kurumca sağlanacağı, ancak, sağlanan bu yardımların ve yapılan masrafların bağlanan gelirlerin aynı yasanın 26. maddesinde yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ayrıca ödettirileceği öngörülmüştür. 10. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde; işverenin, tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değeri ve yapılan ödemelerden, Borçlar Kanununun 43-44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, kurum zararından sorumlu olması gerektiği, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereğidir.
Davaya konu somut olayda; iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya 11.786,17 TL ilk peşin sermaye değerli gelir, 1.451,72 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği, işveren aleyhine açılan ve kesinleşen 178/45 sayılı ilk rücu davasında alınan kusur raporunda sigortalının %40, işverenin %60 oranında kusurlu bulunduğu ve Kurum zararının talep gibi %50’sinin hüküm altına alındığı, 111/3 sayılı ek rücu davasında ise; talep gibi %10 Kurum zararının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalılar hakkında açılan ve kesinleşen rücu davalarında toplam %60 kusur karşılığının hüküm altına alındığı, 506 sayılı kanunun 10. Maddesi hükmü gereğince davalının %80 oranında Kurum zararından sorumlu olduğu, her iki rücu davasında hükmolunan miktarın mahsubu ile bakiye % 20 kusur karşılığı kurum zararı bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması , usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy