Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2010/657-2012/570
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A- 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı ... Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2012 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1690,00 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda; Kurum zararı 2520,74 TL olup, kabulüne karar verilen 504,05 TL düşüldüğünde, kalan 2016,69 TL zarar yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının üzerinde bulunduğundan, davacı Kurum vekilinin temyiz başvurusunun reddine ilişkin 12.06.2012 tarihli ek kararın 6217 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3’üncü madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434’üncü maddesi uyarınca BOZULMASINA;
B- Davacı Kurum vekilinin işin esasına ilişkin temyiz itirazları yönünden;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Kurum, zararının teselsül hükümlerine dayalı olarak tahsilini istemiş olup; davalı ile birlikte davadışı üçüncü kişinin toplam %30 kusuru gözetilerek tazminata karar verilmesi gerekirken, sadece davalının %20 kusur oranına isabet eden kısmın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı cümle silinerek yerine, “756,12 TL Kurum zararının, sarf ve ödeme tarihlerinden yasal faizle davalıdan alınarak davacı Kurum’a verilmesine, davacı Kurum’un fazlaya ilişkin isteğinin reddine;” cümlesinin; harca ilişkin ikinci bendinde yazılı “30,00 TL harcın” rakam ve sözcükleri silinerek yerine, “17,15 TL başvuru harcı ile 44,91 TL nispi karar ve ilam harcının” rakam ve sözcüklerinin; yargılama giderine ilişkin dördüncü bendinde yazılı “416,67 TL” rakamları silinerek yerine “450,00 TL” rakamlarının yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.