Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2009/728-2012/337
Dava, 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve biriken aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, 11.07.2008 tarihli yaşlılık aylığı talebinin, 506 sayılı Kanun kapsamında 4073 gün, 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan 325 gün ve ...... borçlanma süresi 600 gün toplamının 4997 gün edip, 5000 prim gün sayısı şartının gerçekleşmediği belirtilerek reddedildiği; 09.02.2011-20.03.2011 tarihleri arasındaki 35 günlük hizmet akdine dayalı çalışma süresi gözetilerek, 29.03.2011 tarihli talebi ile, 01.04.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır.
Davacının, zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık sürelerine ilişkin Mahkemenin kabulü yerinde bulunmuştur. Ne ki; davacı, 06.11.1979- 06.07.1981 tarihleri arasında ......te geçen süreyi borçlanmış olup; uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun dava konusu ile ilgili 4958 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 60/f maddesi gereğince, er olarak ......te geçen sürenin tamamına borçlanma imkanı getirilmiştir. Kanun hükmünün bu açık ifadesi karşısında, davacının fiilen ...... yaptığı sürenin tamamını (06.11.1979 – 06.07.1981 tarihleri arası 608 gün) borçlanabilmesi mümkün görülmektedir. 506 sayılı Kanunda bu yaklaşımı engelleyecek aksine bir hükümde bulunmadığına göre, somut olayda 506 sayılı Kanunun 60/f maddesi gereğince fiili ...... süresinin tamamının borçlanıldığı kabul edilerek, prim gün sayısının ve sonucunda yaşlılık aylığı şartlarının buna göre belirlenmesi gerekir.
Yine, davacının, 09.02.2011 – 20.03.2011 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi prim ödeyerek hizmet sözleşmesine dayalı çalıştığı ve aylığının 01.08.2008 tarihinden itibaren bağlanmasına ilişkin dava dilekçesindeki talebi gözetildiğinde, bu çalışmalarının, sosyal güvenlik destek primine tabi olarak gerçekleştiği ve yaşlılık aylığı ödenmesine engel oluşturmayacağı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 20.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy