Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
27.08.1980 -01.01.1985 ve 22.10.1990 – 31.12.1991 tarihleri arasında vergiye, 27.08.1990 – 31.12.1991 tarihleri arasında Oto Onarımcılar Derneğine kaydı bulunan davacının, 27.08.1980 tarihli işlemle aynı gün itibarıyla tescil edilip, sonradan, vergiye kayıtlı olduğu 27.08.1980 – 01.01.1985 ve 22.10.1990-31.12.1991 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı; dava ile, primlerin ödendiği belirtilen 01.01.1985 - 22.10.1990 tarihleri arası dönemde isteğe bağlı sigortalı olduğuna karar verilmesinin istenildiği görülmüştür.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Anılan maddede 2229 sayılı kanunun 7. maddesi ile yapılan değişiklik ile, “Kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulu sosyal güvenlik kurumları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına çalışan esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanlar hakkında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde bu Kanunda yazılı şartlarla sosyal sigorta yardımları sağlanır.” düzenlemesine yer verilmiş; Yine, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
20.04.1982 ve 22.03.1985 tarihlerinde yapılan değişiklikler; değişiklikten önceki mevzuatın öngördüğü koşullara sahip olan sigortalıların, sigortalılıklarına son vermediğinden, değişikliklerin yürürlüğe girdiği 20.04.1982 tarihinden önce meslek odası kayıtlarına göre zorunlu sigortalılık niteliğini kazanmış sigortalıların sigortalılık niteliklerini kaybetmeyeceğinin kabulü ile 20.04.1982 ve 22.03.1985 tarihlerinden sonra Bağ Kur’a yeni kayıt ve tescil edilecekler için sözkonusu kanunlarla getirilen değişiklikler uygulanmalıdır. Tersinin kabulü, kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki, bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça olanak bulunmadığı ortadadır.
Davacının tescilinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre, zorunlu sigortalı olmak için kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmanın bulunması yeterlidir. Mahkemece, yapılacak araştırma ile, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunduğunun anlaşılması durumunda uyuşmazlık konusu 01.01.1985 – 27.08.1990 tarihleri arası dönemde zorunlu sigortalı olduğunun kabulü gerekir. Aksi durumda ise, davacı aleyhine yapılan ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 1991/241 takip sayılı icra dosyası getirtilmeli; takibin, uyuşmazlık konusu sürelere ilişkin prim borcunu da kapsadığının anlaşılması durumunda, isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy