Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacılar murisine yersiz yapıldığı iddia olunan sağlık giderlerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılar ..., ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edebilme özelliğini” ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünden, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir.
Öte yandan; iş mahkemelerinin kuruluşunu ve işleyişini düzenleyen 5521 sayılı Kanun’un 7’inci maddesinde açıkça iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı öngörülmüş olup, sözlü yargılama usulünde savunmayı genişletme yasağının başlangıcı, tarafların iddia ve savunmalarının ilk oturumda tutanağı geçirildiği andır. İlk oturumdan (dava dilekçesinin tutanağa geçirilmesinden sonra) davacının rızası olmaksızın savunmasını genişletemez.Aynı durum davacı için de geçerlidir.
Zamanaşımı savunmasının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 187 nci maddesinde (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116 nci maddesinde ) sayılan ilk itirazlardan olmaması onun her zaman ileri sürülebileceği anlamına gelmez. İlk oturuma kadar esasa cevap verirken zamanaşımını ileri sürmeyen davalının sonradan bunu ileri sürmesi savunmayı genişletmektir. Karşı tarafın muvafakatı olmadıkça
davalı savunmasını genişletemez. İlk itirazlar karşı tarafın muvafakati olsa dahi kanunda gösterilen zamandan sonra ileri sürülemezler ancak diğer itirazlar diğer tarafın açık veya zımni rızasıyla esasa karşılık verme süresinden sonra ileri sürülebilirler.Davacı da dava dilekçesinde ileri sürmediği zamanaşımı iddiasını en geç ilk oturumda ileri sürebilir.
Somut olayda davalılar ..., ... ile ... vekilleri tarafından süresinde (cevap dilekçesinde) ileri sürülen zamanaşımı itirazı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Yapılacak değerlendirmede, zamanaşımı süresinin Borçlar Kanununun 60.maddesine göre belirlenmesi gerektiği, buna göre zamanaşımı süresinin faile ve zarara ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl ve her halükarda olay tarihinden itibaren 10 yıl olduğu, davacılar murisinin sağlık yardımları için 14.3.2000-14.4.2000 tarihleri arasında hastanede bulunduğu, sağlık yardımlarına hak kazanmadığının anlaşılması üzerine durumun Kuruma 07.01.2002 tarihinde bildirildiği, murise tedavi giderlerinin ödenmesi için gönderilen tebligatın gereğinin yerine getirmemesi üzerine icra yolu ile tahsili için harekete geçildiği, işbu davada iptali istenilen itirazın yapıldığı icra takip dosyası (... 24. İcra Müdürlüğünün 2010/ 16575 sayılı)kapsamında düzenlenen ödeme emrinin 28.12.2010 tarihinde düzenlendiği gözetilmeli, ilgili yazışmalarda geçen ...8.İcra Müdürlüğünün 2002/ 841 sayılı takip dosyasının akibeti belirlenmelidir.
Değerlendirme sonucu zamanaşımına uğramayan bir borcun varlığının saptanması halinde, anılan davalılar vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen "mirasın hükmen reddinin gerçekleştiği, mirasın reddi davasının beklenmesi gerektiği" şeklindeki iddialar dikkate alındığında, böyle bir mirası red veya terekenin borca batıklığı olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması, usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılar ..., ... ile ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan ..., ... ile ...'e iadesine, 14.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy