Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, emekli aylığından yapılan sosyal güvenlik primi kesintisinin iptali ve kesilenlerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyizi üzerine temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında 15.03.1997 tarihinden itibaren aldığı emekli aylığından; 1479 sayılı Kanunun 24/1. maddesi kapsamında çalışması nedeniyle, vergiye kayıtlı olduğu 13.1.1999 ile 30.11.2008 dönemi bakımından, 2009 Ocak ayından itibaren sosyal güvenlik destek primi kesildiği, Mahkemece, Emekli Sandığı aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilemeyeceğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 14. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce iştirakçi olanlar ile emekli aylığı bağlananlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edileceğinden, somut uyuşmazlıkta davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’na 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunla eklenen ve 08.09.1999 tarihi itibarîyle yürürlüğe giren “Sosyal Güvenlik Destek Primi” başlığını taşıyan Ek 20. madde hükmüdür.
1479 sayılı Kanunun Ek 20. maddesinde:
"....(Ek üçüncü fıkra: 24/7/2003-4956/44 md.) (Değişik birinci cümle: 22/1/2004-5073/15 md.) Diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil, bu Kanunun 50 nci maddesine göre belirlenen onikinci gelir basamağının %10'u oranında sosyal güvenlik destek primi öderler.
Sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden bu Kanunun yayım tarihinden önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar ise mükellefiyetin başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlar ile, Kurumca tespit edilemeyenlerden sosyal güvenlik destek primi, 53 üncü maddeye göre hesaplanarak tahsil edilir.
Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez, ödenen primler 39 uncu madde hükmüne göre toptan ödeme olarak iade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan madde, Emekli Sandığı’ndan, ya da, Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan emekli olan ya da bu kurumlardan malullük aylığı alan kişilerin Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlamaları, -diğer bir ifadeyle, bağımsız olarak, kendi ad ve hesaplarına bir ticari faaliyet ya da serbest meslek faaliyetinde bulunmaları- halinde Bağ-Kur’a belli bir oranda sosyal güvenlik destek primi ödemelerine ilişkindir.
Buna göre, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun 22.1.2004 tarihli 5073 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değişik Ek 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, diğer sosyal güvenlik kanunlarına göre yaşlılık ve malullük aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışmaya başlayanlar, çalışmaya başladıkları ayı takip eden ay başından itibaren, sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümü altındadır.
Anılan Ek 20. maddenin 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa ile eklenen üçüncü fıkrasının 22.01.2004 günlü, 5073 sayılı Yasanın 15. maddesiyle değiştirilen birinci tümcesinin, Anayasanın 2., 18., 49., 55., 60., 65. ve 73. maddelerine aykırılığı iddiası karşısında, Anayasa Mahkemesi 17.04.2008 gün... E., 2008/94 K. sayılı kararında: Ek 20. maddenin 24.7.2003 günlü, 4956 sayılı Yasa’yla eklenen üçüncü fıkrasının, 22.1.2004 günlü, 5073 sayılı Yasa’nın 15. maddesiyle değiştirilen birinci tümcesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararında Ek 20. maddenin, 3. fıkrasında ifadesini bulan, "Diğer sosyal güvenlik kanunlarına” kavramı içerisinde 5434 sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu’nun da yer aldığı hususu da açıkça belirtilmiştir.
Buna göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sosyal güvenlik mevzuatı içerisinde yer alan sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin uygulamanın devamı amaçlanmış olup, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce 1479 sayılı Kanunun Ek 20/3. maddesi uyarınca sosyal güvenlik destek primi ödeme yükümü altında olanlar hakkında, Ek 20. maddenin uygulanmasına ve sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulu'nun 23.01.2013 gün 2012/10-1149 E., 2013/147 K. sayılı kararında Emekli Sandığı aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine dair işleminin, usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan açıklamaların ışığında, somut uyuşmazlığın değerlendirilmesinde; davacıya, 5434 sayılı Kanun uyarınca 15.03.1997 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlandığı, emekli aylığı almakta iken vergiye kayıtlı olup Büro açarak iş takipçiliği yapan Davacının çalışmasının, 1479 sayılı Kanunun 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen kapsamda çalışma olduğu ve bu nedenle anılan Kanunun Ek 20. maddesinin üçüncü bendi uyarınca emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi kesilmesine dair Kurum işleminde isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O hâlde, taraf vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy