Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı kurum, iş kazası sonucu sürekli iş görmezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 Sayılı Yasanın 26 ve 10. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın yazılı biçimde kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı işveren şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı işveren şirket avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 Sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, artışa ilişkin istemin reddine dair hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 05.09.2002 tarihinde meydana gelmesi, işe giriş bildirgesi, kaza tarihi olan 05.09.2002 tarihinde intikal ettirilmiş ise de aynı tarihli vizite kâğıdında, 5 gün karşılığı prime esas kazanç gösterilmesi karşısında, 10. maddenin varlığının kabul edilmesine ve davalı işveren şirketin %80,
davalı ...’nın %10, sigortalının %10 kusurlu sayılmasına dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davalı işveren şirketin 10. madde kapsamında %95 oranında kusurlu sayılıp, bu orana karşılık gelen 47.593,08 TL tutarındaki ilk peşin değerli gelir ve masraflardan dolayı sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçelerle %100 kusur oranına göre sorumlu kılınıp fazla rücu alacağına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının (2) No’lu bendinin silinerek yerine “2-Davalı işveren şirket ile davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 47.593,08 TL tutarındaki ilk peşin değerli gelir ve masrafların onay sarf ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınıp davacı kuruma verilmesine” hükmünün yazılmasına, “hükmü temyiz etmeyen ... yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesi” hükmünün aynı bende ilave edilmesine, hüküm fıkrasının (3) No’lu bendinde yer alan “2.975,82” rakamlarının silinerek yerine “2.827,03” rakamlarının yazılmasına, “hükmü temyiz etmeyen Musa yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesi” hükmünün aynı bende ilave edilmesine, hüküm fıkrasının (4) No’lu bendinin silinerek yerine “4-Tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti ve posta giderinden oluşan toplam 729,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 692,55 TL’sinin davalı şirket ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı kuruma verilmesine, bakiye giderin davacı kurum üzerinde bırakılmasına, hükmü temyiz etmeyen Musa yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine” hükmünün yazılmasına, hüküm fıkrasının (5) No’lu bendinin silinerek yerine “5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca hesaplanan 5.259,31 TL vekâlet ücretinin davalı şirket ve davalı ...’dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı kuruma verilmesine, hükmü temyiz etmeyen ... yönünden kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesine” hükmünün yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... Un San. Ltd. Şti.'ne iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.