(1479 S. K. m. 24, 25, 26, 35) (506 S. K. m. 79)
Dava ve Karar: Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında davacının sigortalılık tescili ile sigortalılık süresi ile tahsise hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, 21.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
İZMİR
7. İŞ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2011/456
KARAR NO:2012/584
DAVA: Tespit (Sosyal Güvenlik Hukuku İle ilgili Tespit Davaları)
DAVA TARİHİ: 02/062011
KARAR TARİHİ: 12/07 2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Tespit (Sosyal Güvenlik Hukuku İle ilgili Tespit Davaları) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 19.04.1983-31.12.1989 tarihleri arasında 50344 vergi numarasıyla Ödemiş Vergi Dairesine kaydı bulunduğunu, 1479 sayılı Kanunun 24. 25. ve 35. maddelerindeki yasal koşullara sahip bulunduğunu, Davacının bu kayıtlarına göre kendiliğinden sigortalı olması gerektiğini, davacı için bu anayasal bir hak olduğunu, davalı kurum tarafından yapılması gereken re'sen sigortalılık tescilinin yapılmadığını, beyan ile müvekkilinin 1479 Sayılı yasaya göre Bağ-Kur sigortalılık tescil kaydının ve günlerinin tespiti ile hizmet borçlanması yaparak emekliliğe hak kazanmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinde, davacının Kurumda 1479 sayılı Yasa kapsamında tescilinin bulunmadığını, vergi kaydının Kurumda bulunmadığını 506 sayılı Yasa kapsamında 05.11.1984 tarihi itibariyle, 3501010144875 sicil numarası ile tescilinin bulunduğunu, 05.11.1984 - 31.12.1985 tarihleri arasında 182 gün, 02.06 1986 - 30.06 1999 tarihleri arasında 188 gün şeklinde sigortalılığının bulunduğunu,
1479 sayılı Yasanın 26. maddesinde sigortalının sigortalı sayıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescilini yaptırma zorunluluğu bulunduğu, davacının kuruma tescilini yaptırmadığı gibi hiç bir prim ödemesi de bulunmadığını, 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tescil ve borçlanma imkanının 4956 sayılı Yasa ile 1479 sayılı yasa Geçici 18. maddesi hükmü ile sağlandığını, bu yasal düzenlemeden yararlanma süresinin geçtiğini, 5510 sayılı Yasanın Geçici 8. Maddesinde (17.04.2008 tarih, 5754 sayılı Yasanın 68. maddesi ile getirilen) yeniden tanınan sigortalılık hakkı talep süresinin de (6 aylık talep süresinin) geçtiğini. Bağ-Kur Yasası uygulamalarında, mülga 1479 sayılı Yasada ve 5510 sayılı son Yasada mülga 506 sayılı Yasanın 79 maddesindeki gibi gibi geriye yönelik sigortalı hizmet tespitine olanak bulunmadığını, beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar delillerini ibraz etmişler, dosya bilirkişiye verilerek 08/06/2012 havale tarihli bilirkişi raporu, Bağ-Kur şahsı dosyası, dosyaya sunulmuştur.
Dosyadaki delillerin değerlendirilmesinden;
Davalı Kuruma dava tarihine kadar mülga 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalılık talebinin ve tescilinin bulunmadığı görülmektedir.
Davacının mülga 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık koşullarına sahip olsa idi yapması gereken yasal sigortalılık tescili-başvurusu yükümlüğünü yerine getirmediği açık olarak anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davalı Kurumun Re'sen sigortalılık tescili yükümlülüğü, Kurum tarafından kuruma yazılı bilgi intikal ettirilmesi ve sigortalının prim ödediğini kanıtlamış olması koşullarına bağlı bulunduğu Kuruma intikal ettirilmeyen bir durum ile ilgili olarak re'sen sigortalılık tescilinin söz konusu olamayacağı açıktır. Bu yönüyle davacının zamanında sigortalılığının tescil edilmemesinde Kurumun kusuru bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Davacımı kayıtlı bulunduğu kuruluşlar ve kayıtlarının; Ödemiş Vergi Dairesi Müdürlüğü 50344 19.04.1983-31.12.1989 Oto komisyonculuğu Şeklinde bulunduğu, başkaca hiçbir kaydının bulunmadığı, Aidat ödememek için Oda ve Esnaf Sicil kaydını dahi yaptırmadığı sanılmaktadır.
Davacının davalı Kurumca 05.11.1984 tarihinde başlayan 10144875 sigorta sicil nolu mülga 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin Toplam: 370 gün, zorunlu SSK. sigortalılığı bulunduğu görülmektedir.
Davacı, 23480167124 T.C. Kimlik No.lu. Rıdvan OKUROĞLU'nun,
19.04.1983 - 31.12.1989 tarihleri arasında yaptığı oto komisyonculuğu işi nedeniyle, kendisi tarafından yaptırılması yasal bir zorunluluk olan, bu sigortalılık tescilini yasal süreleri geçtikten sonra yaptıranlara idari para cezası uygulandığı yasal durumuna nazaran ve davacının oto komisyonculuğu işi yaptığına nazaran yasaları ve Bağ-Kur'a kaydını yaptırma zorunluluğunda olduğunu gayet iyi bilen bir kişi olarak kendisinin kusurundan dolayı şimdi yasalar tarafından tanınmayan bir imkandan yararlanma talebinde bulunduğu görülmektedir.
Bir kişinin kendi kusurundan yararlanamayacağına ilişkin, genel hükümlere, Davacının yasal dayanak olarak belirttiği ve kapsamına alınarak tescil edilmesini istediği mülga 1479 sayılı Yasada ve 5510 sayılı Yasada, mülga 506 sayılı Yasanın ve 79/10. maddesindekine koşut eski yıllara yönelik sigortalılık tescil ve hizmet tespitine dayanak teşkil edecek yasal bir düzenleme bulunmadığı, 5510 sayılı son (dava tarihinde uygulamada bulunan) Sosyal Güvenlik Yasasının 86. Maddesinde de sadece 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılara tanınan hizmet tespit hakkının 4/1-b (esnaf Bağ-Kur sigortalısı) kapsamındaki sigortalılara tanınmadığı, görülmektedir.
Bağ-Kur sigortalılarının geriye dönük sigortalılık hakları ile ilgili milatların bulunduğu, bu milatların;
Bağ-Kur'un faaliyete geçtiği 01.10.1972 tarihi ile 20.04.1982 tarihleri arasında sadece meslek kuruluşu kayıtları (meslek odaları kayıtları),
20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında gelir vergisine tabi olanlar için vergi kaydı, gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşu kayıtları,
22.03.1985-04.10.2000 döneminde vergi, meslek kuruluşu kaydı veya ticaret sicil kaydından herhangi biri,
04.10.2000 tarihinden itibaren ise vergi mükellefi olanlar için vergi kaydı, vergiden muaf olanlar için ise meslek kurulusu kayıtları ile, bağ-kur sigortalılığı kazanılmıştır.
5510 sayılı kanunla, 04.10.2000-01.10.2008 tarihleri arası vergi mükellefiyeti olduğu halde Bağ-Kur tescili olmayanlar için 1.10.2008den sonra 6 ay süre verilerek, 6 ay içerisinde başvuru yapanlara söz konusu aralıktaki süreleri borçlanma imkanı verilmiştir.
Davacının sigortalılık talebinde bulunduğu 19.04.1983 - 21.12.1989 tarihleri arası devre sigortalılığına imkan tanıyan yasal hakkın mülga 1479 sayılı Yasanın Geçici 18. maddesi hükmü olabileceği,
1479 sayılı Kanun Geçici Madde 18.(Ek:24.07 2001-4956/47.md.): Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları naide 4.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15'inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir, şeklindeki yasal düzenlemeye nazaran davacının bu yasal düzenlemeden yararlanmadığı,
Giderek, davacının dava konusu ettiği, 19.04.1983 - 31.12.1989 tarihleri arası devre esnaf Bağ-Kur sigortalılık talebinin, yasal dayanağı bulunmadığı, hizmet tespiti talebinin kabul edilemeyeceği,
Sigortalılığı-hizmeti bulunmayan bir devre için borçlanmanın söz konusu olamayacağı,
Yaşamı boyunca (1940 doğum tarihine nazaran 70 i geçen yaşına 50 yıllık çalışma hayatına rağmen) zorunlu veya isteğe bağlı kendisine tanınan tüm sigortalılıklardan prim ödememek maksadı ile sarfınazar etmiş, primi başkaları işverenleri tarafından ödenmiş toplam 370 günlük SSK. sigortalılığı bulunan, sosyal güvenliği inkar etmiş bir kişinin emeklilik isteminin kabul edilebilirliğinin söz konusu olamayacağı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Ayrıntısı gerekçesinde açıklandığı üzere:
Davanın Reddine,
Peşin harcın mahsubuyla 2,75 TL. bakiye ilam harcının davacıdan tahsiline,
Avukatlık asgari ücret tarifnamesine göre 1200.00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 460,00 TL yargılama gider avansından 200,00 TL bilirkişi ücreti 21,00 TL tebligat gideri, 61,60 TL talimat gideri harcanmış olmakla HMK 333. maddesi gereği hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı tefhimden itibaren 8 gün içinde, Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy