Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının davalılara ait işyerinde, 01.10.1983-10.10.1983 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalı SGK Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı kanunun geçici 7. maddesi karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 108. maddeleridir.
Bu yönde Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin ve sigorta başlangıç tarihinin tespitine karar verilebilmesi için davanın çalışılan yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir. Yönetmelikle tespit edilen belgeler kapsamında işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda, bildirgede öngörülen işe başlama tarihinden sonrası için hak düşürücü süreden bahsedilemez. Ne var ki, işe giriş bildirgesinin de yine yasada öngörülen hak düşürücü süre dahilinde Kuruma verilmesi gerekir.
Somut olayda davacının dava konusu işyerine 01.10.1983 tarihinde işe girişine dair bildirgesi mevcuttur. Kuruma hak düşürücü süre dahilinde, 08.11.1983’de intikal ettiği anlaşılan, davacıya ait kimlik bilgilerini içeren işe giriş bildirgesi ve bu tescil ile verilen sigorta sicil numarası da dikkate alınarak, işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturduğu, dinlenen tanık beyanları ile de bir günlük fiili çalışmanın varlığını desteklediği gözetildiğinde, davacının anılan tarih itibariyle fiilen çalıştığının kabulü gereklidir.
Yukarıda belirtilen değerlendirmenin yapılmasında, işverenin işbu değerlendirmeye dahil edilmesi gerekli olmayıp, yasal hasım olan SGK Başkanlığına husumet yöneltilmiş olması gerekli ve yeterlidir.
Ancak, 506 sayılı Yasanın 4. maddesi ile...sigortalıları çalıştıran ... kişiler...” olarak tanımlanmış olan işverene karşı, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından husumet yöneltilmelidir.Sigortalı tüzel kişilerce çalıştırılmış ise davanın bunlara karşı açılması, tüzel kişilik sona ermiş ise, ihyası gereklidir.
Dava dilekçesi ile husumet yöneltilip, ticaret sicilinden terkin edilmesi sebebiyle hakkındaki dava husumetten reddedilen .. Koll. Şti’nin, ticaret sicilinden terkin edilip tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmakta olup; Mahkemece, anılan şirketin ihyası ile, tüm deliller toplanıp, sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak değerlendirmede, 05.02.1968 doğumlu olan davacı hakkında, 506 sayılı Yasanın 60/G maddesinde yer alan, “ 18 yaşından önce malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süreleri 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.” hükmü gözetilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı gerekçelerle hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılardan Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.