......
Davacı, hizmet sözleşmesine dayalı çalışanı bulunmadığını belirterek, Kurumun re'sen işyeri tescil işleminin ve buna bağlı olarak prim borcu çıkarılmasına ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Otobüs işletmesi nedeniyle kendisi 08.06.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun (5510 SY 4/b md) kapsamında sigortalı olan davacının, davadışı..... firması ile yaptığı 29.03.2004 tarihli sözleşme ile kendisine ait otobüs ile şehirlerarası yolcu taşıması yaptığı anlaşılmaktadır. Kurum müfettişi....... tarafından .....firmasında yapılan denetim sonucu düzenlenen 10.01.2007 tarihli rapor sonucu, davacı ile firma arasında yapılan sözleşme ve karayolunda yolcu taşımaya ilişkin yasal düzenlemeler değerlendirilerek, otobüste 3 şoförün çalışması gerektiği, davacının işyeri tescilinin bulunmadığı belirtilerek, re'sen işyeri tescili yapılıp, bir şoförün davacı olduğu esas alınarak, kalan 2 çalışan (şoför) için 2004 yılı 3 ila 12. aylar için eksik işçilik hesaplandığı görülmüştür.
Buna göre dava, işyeri tescil işleminin iptali ve prim borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının işleten sıfatı ile çalıştırdığı otobüs işletmesinde, tanık beyanlarına göre davacıdan başkaca çalışanların da bulunduğu gözetildiğinde, Kurumun işyeri tescil işlemi yerinde olup; Mahkemece, buna ilişkin isteğin reddine karar verilmiş olması isabetli bulunmuştur.
./...
-2-
Ancak, 506 sayılı Yasanın konuya ilişkin 130. maddesinde yer alan, “işverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edilir.” düzenlemesi; kayıt dışı çalışmadan kaynaklanan prim kaybının önüne geçilebilmesi yönünden, 506 sayılı Yasanın 79. maddesindeki yöntem ve asgari işçilik oranlarıyla bağlı kalınmaksızın, eksik işçilik bildiriminde bulunulup bulunulmadığının tespitine olanak vermektedir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 85.maddesinin ilk fıkrası da anılan maddeye paralel düzenleme içermektedir.
506 sayılı Yasanın 79 maddesinde ise (Ek fıkra: 29/07/2003 - 4958 S.K./37. md.) sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.” şeklinde düzenlenme yapılmış olup, anılan yasa 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 106. maddesi de benzer düzenleme öngörmüştür.
506 sayılı Yasanın 79/13. maddesindeki bir aylık süre hak düşürücü süre niteliğinde olmakla, davacı tarafından bir aylık süre içerisinde davanın açılması gerekmektedir.
Mahkemece, eksik işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcunun tebliğine ilişkin belgeler ile itirazın reddine ilişkin kararın tebliğine ilişkin belgeler celbedilmeli ve davanın süresinde açılıp açılmadığı irdelenmelidir. Davanın süresinde açıldığının anlaşılması durumunda ise, davacının sunacağı veya ........ firmasından elde edilecek deliller, otogar kayıtları vs. deliller ile aracın sefer yaptığı yer ve mesafeler araştırılıp, mevzuat hükümlerine göre çalıştırılması gereken şoför sayısı ve bunun sonucunda bildirilmesi gereken işçilik miktarı ile prim borcu belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma konusudur.
../...
-3-
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.....
Full & Egal Universal Law Academy