Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda, davalı ..., yönetimindeki araçla seyir halindeyken kavşaktan geçişi esnasında, mülkiyeti işveren davalı ... Başkanlığına ait olan sigortalı yönetimindeki motosikletle çarpışması sonucu zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalıp vefat ettiği, eldeki davada kusur raporu alınmayıp ceza davasında alınan kusur raporuna dayanıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davasının ise, davalı ... aleyhine açıldığı, alınan 13.05.2009 tarihli kusur raporunda; davalı ...’in kusursuz olduğu belirtilerek sigortalıya %100 kusur izafe edildiği ve beraate dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği görülmektedir.
506 sayılı Yasanın 26/1. maddesine göre işverenin rücu alacağından sorumluluğu ancak maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesine bağlıdır. Anılan maddede işverenin sorumluluğunu gerektiren eylem ve davranışlar ise “İşverenin kastı”, “İşverenin işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğiyle ilgili mevzuat
hükümlerine aykırı hareketi” ve “İşverenin suç sayılır eylemi” olarak belirtilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi hükmüne göre; hukuk hâkimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi kusurun takdiri ve zararının miktarını tayin hususunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Kuşkusuz, ceza ilamının maddi olguların tespitine ilişkin kısmı hukuk hâkimini bağlar. Temyize konu davaya dayanak teşkil eden ve ceza davasında alınan kusur raporu 506 sayılı Yasanın 26. maddesine uygun olarak düzenlenmiş bir rapor niteliğini taşımamaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre gerek davalı işveren ... Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi kapsamında kusur durumunun irdelenip oran ve aidiyetinin belirlenmesi yönünde uzman bilirkişi kurulundan kusur raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy