Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2007/610-2012/398
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünülüp aşağıdaki karar tespit edildi.ar tes
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.05.1982–31.12.1984 tarihleri arasında elektrik tesisatçısı olarak çalıştığının, tefrikine karar verilen 2005/75 Esas sayılı dosyada ise, 01.05.1985–21.05.1999 tarihleri arasında dava dışı ........................ San. Tic. A.Ş.'de çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 01.05.1982–30.06.1985 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 1108 gün daha davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı........................ ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Davada somutlaşan olayda, elektrik tesisat ve monte işleri üzerine kurulu 16175 numaralı davalıya ait işyerinin 01.01.1981 yılında ....................................... Şti. .......................................Araşan" ünvanı ile, 31.01.1990 yılında "............ Araşan" ünvanı ile Kanun kapsamına alındığı, davacının davalı işyerinden 01.05.1982 ve 01.05.1985 işe giriş tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, 01.05.1985–30.06.1985 tarihleri arasında davalı işyerinden 32 günlük hizmet süresinin Kuruma bildirildiği, re'sen dinlenen bordro tanıklarından Mehmet Karaman'ın beyanında, davacının 1983 yılında askere gidene kadar davalıya ait işyerinde çalıştığını, 1984 yılında ise davacıyı çalışırken görmediğini beyan ettiği, 22.03.1963 doğumlu olan davacı yönünden askerlik araştırmasının yapılmadığı anlaşılmaktadır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74’üncü maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 tarihnde yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26'ncı maddesinde de, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davacı, davalıya ait işyerinde 01.05.1982–31.12.1984 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemesine rağmen, 31.12.1984 tarihinden sonrasına ait süreler yönünden de hüküm kurulmak suretiyle mahkemece yukarıda anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde taleple bağlılık ilkesinin ihlal edilmesi, yine dava dilekçesinde 01.05.1985 tarihinden itibaren dava dışı ........................ San. Tic. A.Ş.'de çalıştığını belirtmesine rağmen, 01.05.1985 sonrasına ait süreler yönünden de davalı işyerinde çalıştığının tespitine yönelik hüküm kurulmuş olması; 22.03.1963 doğumlu olan davacı yönünden askerlik araştırması yapılmaksızın, ihtilaf konusu dönemde varsa ...... olduğu sürelerin dışlanmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz, hükmü temyiz etmeyen davalı işveren yönünden ( hükmün fer'ilerine yönelik) davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu bozma üzerine yürütülecek yargılamada gözönünde bulundurulmalıdır.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.