Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2011/745-2012/166
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu 6183 sayılı Kanunun 35, mükerrer 35 ve 506 sayılı Kanunun 80. maddesinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre; tüzel kişiliği haiz işverenlerin, temsil ve ilzama yetkili üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen ..., sosyal yardım zammı ve ferilerinden dolayı Kuruma karşı işveren ile birlikte müteselsilen sorumludurlar.
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden ... ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilciler mal varlıklarıyla sorumludurlar.
Her iki düzenlemede de, ... alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, üst düzey yönetici, ya da, kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir.
6183 sayılı Kanunun 35. maddesinin 29.07.1998 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik halinde ise “Limited ortaklıkların ödenmiyen ve tahsil imkanı bulunmıyan amme borçlarından dolayı ortaklar vazettikleri veya vaz'ını taahhüt eyledikleri sermaye miktarında doğrudan doğruya mesul ve bu Kanun hükümleri gereğince takibata tabi tutulurlar.” Şeklindeki düzenlemede yer alan “ödenmiyen ve tahsil imkanı bulunmıyan” ibaresi, 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değiştirilerek “şirketten tahsil imkanı bulunmayan” alacaklar ile sınırlandırılmış ve sonrasında da yeniden düzenlenen madde ile şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılması koşuluyla şirket ortaklarının, sermaye hisseleri oranında sorumlu olacağı, şirket ortağının şirketteki payını devretmesi durumunda payını devreden ve devir alan şahısların devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu olacağı, kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde ise bu şahısların kamu alacağının ödenmesinde müteselsilen sorumlu olacağı öngörülmüştür.
Somut olayda davacı, limited şirketin üst düzey yöneticisi olmadığını, ayrıca, şirkette, 09.06.2007 tarihinden itibaren hisse devralarak, ortak olmasına rağmen, davalı Kurumca kendisine gönderilen ödeme emrinde yer alan ... borçlarının şirketin 2003/9’uncu ayı ile 2006/12’nci ayları arasındaki dönemi kapsadığını, oysa ki, kendisinin ortaklık döneminden önceki borçlarından sorumluluğu bulunmadığı iddiasıyla, Kurumca başlatılan icra takibi kapsamında kendisine gönderilen ödeme emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının ortak veya yönetici olmadığı döneme ilişkin şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar isabetsizdir.
Her ne kadar, şirkette üst düzey yetkili olmadığı anlaşılan davacının, 506 sayılı Kanunun 80. maddesi ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi kapsamında şirketin borçlarından dolayı sorumluluğuna gidilmesi mümkün değil ise de; 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinin ilk haline dayalı olarak, ... alacağının tahakkuk ettiği dönemde şirket ortağı değil ise de, ödenmesi gereken dönemde ... borçlusu limited şirketin ortağı olması nedeniyle sorumlu olduğundan, mahkemece, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi kapsamında sorumlu olduğu gözetilmeksizin, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi, isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy