..........
Dava, davacı aleyhine Kurum tarafından eksik işçilik bildirimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen ve ödenen ek prim ile gecikme zammının istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve...... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Kanunun 85. Maddesinde; kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının Kurumca araştırılacağı, yapılan araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğunun anlaşılması halinde, eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarının gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içinde ödenmek üzere işverene tebliğ edileceği, tebliğ edilen borcun ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak taahhüt edilmesi halinde borcun kesinleşeceği, Kuruma verilecek taahhütnamede üstlenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, işveren hakkında 88 inci ve 89 uncu maddeler uyarınca işlem yapılacağı, tebliğ edilen prim ve gecikme cezası ve gecikme zammının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya Kurumca işyerinin denetlenmesine gerek görülmesi durumunda Kurumca inceleme yapılacağı, belirtilen usûllerle Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgarî işçilik tutarı üzerinden Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen sigorta primlerinin, 88 inci ve 89 uncu maddeler dikkate alınarak işverene tebliğ edileceği, işverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazın reddi halinde işverenin, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir.
./...
-2-
Mahkemece, öncelikle davacı hakkında 5510 sayılı Kanunun 85. Maddesinde belirtilen prosedür uyarınca eksik işçilik bildiriminde bulunulduğu yönünde bildirim yapılıp yapılmadığı, eksik işçilik bildiriminde bulunulduğundan bahisle prim borcu tahakkuk ettirilip ettirilmediği, ettirilmiş ise prim borcunun tebliğine ilişkin belgeler ile itirazın reddine ilişkin kararın tebliğine ilişkin belgeler celbedilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Eldeki davada; davacı, aleyhine Kurum tarafından eksik işçilik bildirimine dayalı olarak tahakkuk ettirilen ve ödenen ek prim ile gecikme zammının istirdadını istemiştir.
Dosya kapsamından, davacı işverenin, 18.10.2009 varide tarihli dilekçesi ile özel inşaat işyerine ilişkin prim ilişiğinin kesilmesi talebinde bulunmasına istinaden, Kurumun ünitesince, 75.696,32 TL fark işçilik tutarı ve 26.872,19 TL. eksik prim borcu tespit edilmesi üzerine, işçilik faturalarının tekrar incelenerek yeniden işçilik hesabının yapılması için müfettiş incelemesi talep ettiği, Kurum il Müdürlüğünün 19.02.2010 tarihli yazısı ile denetim isteği üzerine Kurum müfettişliğince incelemeye başlamadan önce müfettişlikle görüşen davacı işverenin söz konusu bu inceleme talebinden vazgeçtiği, ancak ödeme yapmaması üzerine 16.03.2010 tarihli Kurum İl Müdürlüğünün yazısına istinaden ikinci bir müfettiş görevlendirildiği ve ikinci müfettişin 24.09.2010 tarihi itibariyle denetime başladığı, işverenden kayıt ve belgelerin 15 gün içerisinde ibrazı ile ilgili ünite tarafından hesaplanan fark işçilik tutarı üzerinden tespit edilecek prim ve gecikme faizi tutarların ödenmesi halinde teftişten vazgeçileceğine ilişkin bildirimin davacı firmanın Kuruma bildirdiği iki farklı adrese 30.09.2010 tarihinde davacı firmanın yetkilisine, 08.10.2010 tarihinde ise Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, davacı işverenin 06.10.2010 kurum varide tarihli dilekçesi ile teftiş talebinden vazgeçtiğini, ünite tarafından bildirilen fark işçiliğe ilişkin eksik prim borcunu kabul ettiğini bildirdiği, Kurum tarafından görevlendirilen ikinci müfettişin 20.10.2010 tarihinde denetimini sonlandırarak, 142.281,72 TL fark işçilik tutarı tespit ettiği, söz konusu fark işçilik tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme cezası olan toplam 61.280,54 TL.’nin ödenmesine ilişkin davacı işverene Kurum tarafından 01.02.2011 tarihinde yazı gönderildiği, davacı şirketin, eksik işçilik farkına ilişkin tahakkuk ettirilen prim ve gecikme cezasına ilişkin borca komisyondaki itirazın kabul edilmemesi üzerine, davacı işveren tarafından 05.04.2011 tarihinde eksik işçilik farkına ilişkin tahakkuk ettirilen prim ve gecikme cezasına ilişkin borcu ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, 16.09.2010 tarihinde inceleme başlatan Kurum müfettişince yapılan denetim sonucunda, işyeri kayıtlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanuna istinaden tebliğinden 15 günlük süre dolmadan rapor düzenlenmesi gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Kurumun kastı olmadığı, davacı işverenin ilk müfettiş incelemesinden önce, inceleme talebinden vazgeçtiğine ilişkin, gerek davacı yan
../...
-3-
tarafından gerek ise Kurum yazışmalarından anlaşıldığı, yine davacı işveren tarafından, Kuruma intikal eden vazgeçmeye ilişkin yazılı bildiriminden itibaren yasal süresi içerisinde ünite tarafından tahakkuk ettirilen prim borcu ve gecikme cezasını ödemediği değerlendirildiğinde; mahkemece, işin esasına girilerek, davacının defter ve belgeleri, sunacağı faturalı işçilik ödemelerine ilişkin belgeler de gözetilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile, asgari işçilik oranı belirlenmeli, yapılacak hesap sonucu eksik işçilik bildirimi olup olmadığı, prim borcu ve ödeme tarihi itibariyle gecikme zammı hesaplanmalı, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy