Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir. Mahkemece, kazanın nasıl meydana geldiği ve buna dayalı olarak davalının kusurlu olduğunun saptanamamasına dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de, iş kazasına ilişkin maddi olgunun tespiti gerekirken ve davalı işverenin 10. Madde ile sorumlu olup olmadığı irdelenmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği anlaşılmaktadır
Dosya kapsamına göre, iş kazasına ilişkin ihbar üzerine iş müfettişi tarafından yapılan soruşturma ve düzenlenen 24.12.2008 tarihli raporda; sigortalının 11.4.2002 tarihinde davalıya ait nakliye işyerinde çalışırken iş kazası geçirerek vefat ettiği ancak kazanın nasıl meydana geldiği tespit edilemediğinden kusur dağılımı yapılamayacağı bildirilmiştir.Aynı konuda düzenlenen sigorta müfettişi tarafından düzenlenen 11.4.2003 tarihli raporda ise, işverenin kim olduğu ve olayın oluşum şekli tespit edilemediğinden buna ilişkin belgelerin ibrazı halinde ayrıca rapor düzenlenebileceği bildirilmiştir.Yine bu konuda, ... CBS'nın 18.4.2007 tarih ve 2007/7432 sayılı soruşturma dosyası ile suç ve suçlu tespit edilemediğinden bahisle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sigortalının eşi tarafından verilen dilekçelerde ve ifadelerinde belirtilen kişiler de tanık olarak dinlenmek ve varsa diğer deliller de toplanmak suretiyle iş kazasının oluşumu ve işverenin kim olduğu belirlenerek, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin ve diğer kişilerin kusurlarını irdeleyen oluşa uygun kusur raporu alınmalıdır.
Öte yandan,dava 10. Maddeye dayalı açılmış olup, işvrenin 10. Maddeye dayalı sorumluluğu bulunup bulunmadığının da irdelenemesi gerekmektedir. 506 sayılı yasanın 9. maddesi - (Değişik: 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak
göndermekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.
(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. ''
Düzenlemesini öngörmektedir. Anılan yasanın 10. maddesine göre ise 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 Sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için;işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
İşverene ait işyerinin hangi tarih itibarıyla 506 sayılı yasa kapsamına alınması gerektiği belirlenmeli,bu kapsamda işyerinin tesciline ilişkin dosya getirilmeli ve varsa işverence verilen işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal tarihinin belirlenmeli, sigortalının işverene ait işyerinde işe başladığı tarihin açık ve net biçimde saptanmalı ve özellikle sigortalıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiği tarih ile iş kazası aynı tarihe rastlıyor ise, işe giriş bildirgesinin daha önce verildiğinin ispat yükünün işverene ait olacağı gözetilmeli, bütün bu olgular hep birlikte değerlendirilerek somut olayda 506 sayılı yasanın 9. ve 10.maddesi hükmündeki koşulların oluşup oluşmadığı tespit edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy