Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 14 ay gecikmeli olarak bağlanması nedeniyle mahrum kalınan yaşlılık aylıklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 05.01.2007 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması istemi, 8997 gün hizmeti olması nedeniyle 18.02.2008 tarihinde reddedilen davacıya; aynı ay içerisinde eksik hizmet süresini tamamlamak suretiyle 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun 65. maddesindeki; “Kurum, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir...” hükmündeki sigortalıların aylık bağlanmasına ilişkin istemlerini sonuçlandırmak için davalı Kuruma tanınan üç aylık yasal süre gözetildiğinde; davacının, davaya konu yaşlılık aylığı talep dilekçesi tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonuna; (yaşlılık aylığı bağlanması için) tamamlanması gereken eksik gün sayısı eklenerek bulunan tarihi takip eden
aybaşından itibaren 31.03.2008 tarihine kadar ödenmesi gereken yaşlılık aylığı toplamı davalı Kuruma sorulup belirlendikten sonra, bozulan kararı davacının temyiz etmediği ve bu yönde davalı Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış haklarda gözetilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, 01.02.2007 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiğinden hareketle hazırlanan bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy