Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2’nci maddesinde, genel bir tanım yapılarak, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu Kanuna göre “sigortalı” sayılacağı belirtildikten sonra, 3’üncü maddesinde kimlerin bu Kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmayacakları ve hangi kişiler hakkında da bazı sigorta kollarının uygulanmayacağı açıklanmıştır. Buna göre sigortalı sayılmanın koşulları; hizmet akdine göre çalışma, sözleşmede öngörülen edimin (hizmetin) işverene ait işyerinde veya işyerinden sayılan yerlerde görülmesi, 3 üncü maddede belirtilen “sigortalı sayılmayan” kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Söz konusu Kanunda “hizmet akdi” tarifine yer verilmemiş ise de, gerek 4857 sayılı İş Kanununun 8’inci maddesinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) tanımlanmış, gerekse Borçlar Kanununun 313 – 354. maddelerinde bu konuda düzenleme yapılmıştır. Borçlar Kanununda, anılan sözleşme, “Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmış, aksine hüküm bulunmadıkça, hizmet akdinin özel şekle tabi olmadığı belirtilmiş, ücretin, zaman itibarıyla olmayıp yapılan işe göre verilmesi durumunda da işçinin belirli veya belirsiz bir zaman için alınmış veya çalışmış olduğu sürece akdin “parça üzerine hizmet” veya “götürü hizmet” adı altında varlığını koruduğu açıklanmıştır. Belirtilmelidir ki, “ücret” unsuruna her ne kadar tanımda ve iş sahibinin borçları belirtilirken yer verilmiş ise de, 506 sayılı Kanunun sistematiği ve takip eden diğer maddelerin düzenleniş şekline göre, bu unsurun sigortalı niteliğini kazanabilmek için zorunlu olmadığının kabulü gerekir. Baskın olan bilimsel ve yargısal görüşlere göre, hizmet akdinin ayırt edici ve belirleyici özelliği, “zaman” ile “bağımlılık” unsurlarıdır. Zaman unsuru, çalışanın iş gücünü belirli veya belirsiz bir süre içinde işveren veya vekilinin buyruğunda bulundurmasını kapsamaktadır ve anılan sürede buyruk ve denetim altında (bağımlılık) edim yerine getirilmektedir. Bağımlılık ise, her an ve durumda çalışanı denetleme veya buyruğuna göre edimini yaptırma olanağını işverene tanıyan, çalışanın edimi ile ilgili buyruklar dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte bir bağımlılıktır.
Somut olayda; ... Kontrol Memuru tarafından düzenlenen 27.02.2009 tarihli rapora istinaden, davalının 15.02.2001 – 30.08.2004 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı çalışmalarının Kurumca iptal edilmesi nedeniyle 01.09.2004 – 20.08.2009 tarihleri arasındaki yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte tahsili amacıyla ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/24454 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takibe süresinde itirazı üzerine, davacı Kurum tarafından icra takibine itirazın iptali, takibin devamına ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenmiştir. Mahkemece, itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de; mahkemece, davalının, 15.02.2001 – 30.08.2004 tarihleri arasındaki Kurum tarafından iptal edilen sigortalı çalışmasında, hizmet akdinin unsurları oluşup oluşmadığı yönünden, yeterli inceleme yapılmadan, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında; öncelikle davalının iptal edilen çalışma döneminde, işyerinin faal olup olmadığı gerek dosya kapsamında davalı tarafından sunulan ... tesisat endeks dökümünün, davalı işyerine ait olup olmadığı araştırılarak, ... Hidrolik İş Makinaları Ticaret Limited Şirketi’nin vergi kayıtları, muhtasar beyannameleri celbedilerek tespit edilmeli; ... Hidrolik İş Makinaları Ticaret Limited Şirketi’nin hisselerini devralan ... ve ... ile ... 10. Noterliğinin 07.02.2001 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin edilen..., ..., ...ve ...’nun davalının çalışmalarının hizmet akdine dayalı olup olmadığı, davalının işyerinde hangi işte çalıştığı, çalışmasının kesintili olup olmadığı hususlarında bilgilerine başvurulmalı; davalının iptal edilen çalışma döneminde dönem bordrolarında davalı ile birlikte çalışan ya da komşu işyerlerinin sahip ve çalışanları olarak çalışmasını bilebilecek durumdaki tanık anlatımlarına göre çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı yöntemince araştırılmalı; böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy