Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir. Söz konusu maddeye göre, Bağ-Kur’un rücu hakkının doğabilmesi için, öncelikle 3. kişinin yani sigortalı dışında kalan bir başka kişinin suç sayılır hareketinin mevcut olması ve bu sebeple sigortalıya Kurumca yardım yapılması gerekir.
26.12.1999 tarihinde davalılar ..., ... ve ...’nun murisi ...’nun kullandığı araçla karşı şeride geçerek diğer davalı ...’nın kullandığı araca çarpması sonucu sigortalının ölümü ile sonuçlanan kazanın meydana geldiği; eldeki davada, davalılar ..., ... ve ... yönünden üç kişilik akademisyen bilirkişi heyetince hazırlanan ve muris ...’nun 6/8, davalı ...’nın 2/8 oranında kusurlu olduğunu bildiren 15.11.2000 tarihli bilirkişi raporu, davalı ... yönünden ise ... Kurumu Krafik İhtisas Dairesinin ...’nın kusursuz, ...’nun 8/8 oranında kusurlu olduğunu bildiren 25.04.2000 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanununun 53. maddesi uyarınca hukuk hakiminin, kesinleşmiş ceza kararına konu maddi olgularla bağlı olup, ceza yargılaması sürecinde belirlenen kusur oranlarıyla bağlı olmadığı gözetilerek, ... Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ile üç kişilik akademisyen bilirkişi heyetince hazırlanan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderecek, trafik kazasında kusurlu bulunan kişilerin kusurunun sebebini ayrıntılı olarak açıklayacak biçimde rapor alınıp irdelenmeden, hatalı değerlendirme sonucu, birbiri ile çelişen kusur raporlarındaki davalılar lehine olan kusur oranlarının esas alınarak, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy