KARAR
... adına Av. ... ile 1-... 2-... adlarına Av. ... 3-... 4-... adına Av. ... Günaydın 5-... 6-... aralarındaki dava hakkında ... İş Mahkemesinden verilen 21.05.2012 günlü ve 2010/569-2012/359 sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davacı Kurum ile davalılar ..., ... avukatları ve ... tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-) Dosya kapsamına göre; Av. ... tarafından ibraz edilen 11.12.2001 tarihli vekaletnamede, davalı ... yanında, davalı ...'ın adı yer alıyorsa da, Av. ...'ın eldeki davada sadece davalılar ... ile ...'i temsil ettiğini ve hükmü de anılan davalılar adına temyiz ettiğini belirtmesi, kaldi ki davalı ... tarafından da 22.06.2010 tarihli cevap dilekçesinin verilmesi karşısında, iş bu davada davalı ...'ın vekil ile temsil edilmediği anlaşılmakla, gıyabi hükmün, aleyhine dava açılarak hüküm kurulan davalı ...'ın; bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik 7201 sayılı Kanunun 10/2. maddesine göre, yapılacak araştırma sonucu tespit edilirse adres kayıt sisteminde bulunan son yerleşim yeri adresine; bu adreste bulunmasa dahi anılan Kanunun 21. maddesi gereği yöntemince tebliğ edilerek, davalının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunmaması halinde ise, yine anılan Kanunun 28 ve devamı maddeleri gereği ilanen tebliğinin sağlanmasını takiben, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra,
2-) Davalılar ... ve ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davalı adına ayrı ayrı nispi temyiz harcı ile temyiz başvuru harcı yatırılması gerekirken, kararı temyiz eden davalılar adına vekilleri tarafından, tek temyiz başvuru harcı ve bir nispi harç yatırılması nedeniyle temyiz harcının eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
“Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 368. maddesi) ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya
ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Davada ise, yukarıda sözü edilen yasa ve İçtihadı Birleştirme Kararı hükmüne aykırı olarak hükmü temyiz eden davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş bulunmaktadır. Böyle olunca da,
(a) Hukuk Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten,
(b) Davalılar adına ayrı ayrı nispi temyiz harcının yatırılmaması halinde yatırılan temyiz harcının hangi davalı adına yatırıldığı tespit edildikten sonra,
(c) adına temyiz harcı yatırılmayan davalı yönünden temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse ilgili ek kararın davalılar vekiline tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten, temyiz edildiği takdirde temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan iade edilmek üzere,
3-) ... İş Mahkemesi'nin 03.06.2010 tarih, ... Esas ve 2010/439 Karar sayılı dosyasının aslının ya da onaylı suretinin celbedilerek, eklendikten sonra, gönderilmek üzere,
Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.