Mahkemesi :İş Mahkemesi
KARAR
Dava, 5510 sayılı Yasa'nın 81. maddesinin (ı) bendinde yer alan 5 puanlık indirimden yararlanması gerektiğinin tespiti ve bu nedenle yersiz ödenen prim ve gecikme zammının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre; ... Devlet Hastanesi ek bina inşaatı işini ihale ile üstlenen... İnş AŞ-...Ltd Şti iş ortaklığı adına ihaleli iş nedeniyle Kurum nezdinde 1155383 sicil nolu işyeri dosyası açılmış olup, işveren ortaklığın, 5510 Sayılı Yasa'nın 81. maddesinin (ı) bendi gereğince (6111 Sayılı yasa'nın 38. maddesi ile değiştirilmeden önceki hali) 5 puanlık prim indiriminden yararlandırıldığı, fakat işverenin taşeronu olan ... ait 2008/12. ay primlerinin gecikmeli olarak yatırıldığının anlaşılması üzerine, geçmişe dönük olarak 5 puanlık prim indirimi iptal edilerek buna dayalı olarak 2009/1 ila 12. ay dönemine ilişkin olarak ek prim tahakkkuku yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 Sayılı Yasa'nın 81 ve 89. maddeleridir. 5510 Sayılı Yasa'nın 89/3 fıkrasında yersiz ödenen primlerin istirdatı düzenlenmiş olup, anılan fıkrada; ''Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.'' düzenlenmesi öngörülmüştür.
Bu düzenlemeye göre, yersiz ödenen primlerin, sigortalı, işveren veya haksahibi tarafından talep edilmesi mümkündür.Eldeki davada ise; işveren sıfatının adi ortaklığa ait olduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, iştirak halinde
mülkiyet kuralları ve mecburi dava arkadaşlığını düzenleyen HMK'nın 59 ve devamı maddeleri gereğince, davanın bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekmektedir.
Sonuç olarak, ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilerek diğer ortağın davaya dahil edilmesi sağlanmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy