Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, davalı şirkete ödenen hakedişlerde beş puanlık prim indirimi yapılmaması nedeniyle oluşan kamu zararının tahsiline ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davacı Belediyenin, 5510 sayılı Kanun gereğince işverenlere tanınan beş puanlık prim indiriminden kaynaklanan miktarları davalı şirketin hakedişlerinden kesmeyerek ödemiş olması sebebiyle herhangi bir kamu zararı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup taraflarca ileri sürülmese bile Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikle özel mahkemelerdir. "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlığını taşıyan; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 134'üncü maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 101'inci maddesinde de, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Dosya içeriğine göre; davacı ... tarafından yapılan 23.09.2008 tarihli ihale ile yeni hizmet binasının temizlik hizmetleri, davalı şirkete verilmiş, buna göre, 2008/Ekim – 2010/Ocak tarihleri arasındaki dönemde binanın temizliği davalı şirket
tarafından gerçekleştirilmiştir. Davalı şirketin yükleniminde bulunan anılan işe ilişkin hakediş ödemelerinde; 01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmı Hazine tarafından karşılanmasına rağmen, fiyat farkı hesabında bu düşüşün dikkate alınmayarak ödeme yapıldığının tespiti üzerine, Kamu İhale Genel Tebliği gereğince, fiyat farkı verilmesi öngörülen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde Hazinece karşılanan prim tutarlarının yüklenicinin hakediş ödemelerinden düşülmesi gerektiği, aksi takdirde aynı prim tutarının hem bütçeden, hem Hazineden ödenmesi yolu açılacağı belirtilerek, toplam 109.729,10 TL kamu zararının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklanıp 5510 sayılı Yasadan kaynaklanmadığından davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; iş mahkemesinde açılan işbu davada, mahkemenin görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vererek, usul hükümlerine göre görevli mahkemeyi belirleme yoluna gitmesi gerekirken, işin esasına girerek yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy