Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı ... vekili ve davalı ...’ün tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Yasanın 63. maddesidir. Anılan maddede “Davanın yasal dayanağını teşkil eden 1479 sayılı Kanunun 63.maddesinde “Üçüncü bir kimsenin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar.
(Değişik: 20/6/1987 - 3396/11 md.) Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere, (...)(3) ve diğer sorumlulara rücu eder. …” hükmü öngörülmüştür.
Dava konusu somut olayda; sigortalıyı 16.08.1998 tarihinde kasten öldürmekten ...’ün Amasya Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucu mahkum olduğu, Kadir Küçük’ün ise aynı olayda feri fail kabul edilerek kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve cezasında ½ oranında indirim yapıldığı, Kurumca sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların davalılardan tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Sigortalıların ölümüne sebep olan fiilin davalılar tarafından kasten işlendiği, bu hali ile, asli fail olan davalı ...’ün olayın gerçekleşmesinde %100 oranında sorumlu olduğu, feri fail olan Kadir Küçük’ün cezasında ½ oranında indirim yapılması nedeni ile olayın gerçekleşmesindeki sorumluluk sınırının %50 oranında olduğu belirgin olup, davacı Kurumun eldeki davayı müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre açmış olduğu da gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu belirlenen kusur oranlarına göre yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının ilk satırı ile 1 ve 2. bendinin silinerek yerine “Davanın Kabulüne, 1-Davalı ...’ün 10.139,34 TL.si ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere, sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların peşin sermaye değeri olan 20.278,68 TL.nin davalılardan onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının davalı lehine vekalet ücretinin düzenlendiği 4. bendinin silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.