... Başkanlığı adına Av. ... ile ... arasındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinden verilen 29.05.2012 günlü ve 2010/697-2012/583 sayılı hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Gıyabi hüküm, aleyhine dava açılarak hüküm kurulan davalıya gıyabi hükmün tebliğ edilmediği, gıyabi hükmün davalının vasisi olduğunu 23.08.2012 havale tarihli dilekçesi ile beyan eden ...’a davalı vasisi olarak tebliğ edilmiş ise de; davalının ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/321 E-2008/52 K sayılı kesinleşmiş kararı ile 1 yıldan fazla hapis cezaları ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
... Medeni Kanunun 407'nci maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılan her erginin kısıtlanacağı; 448'inci maddesinde, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasinin, vesayet altındaki kişiyi tüm hukuki işlemlerinde temsil edeceği; 471'inci maddesinde, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı yönünde düzenleme gözetilerek, davalı ...’ın cezaevinde olup olmadığı araştırılarak;
A-) Şayet, cezaevinde ise;
1 - Gıyabi hükmün davalının vasisi olarak tebliğ edilen ...’ın, adı geçen davalının vasisi olduğuna dair vesayet kararının onaylı suretinin celbedilip, dosya içerisine alındıktan sonra gönderilmek üzere;
2 - Adı geçen davalıya vasi tayin edilmemesi halinde vasi tayin edilerek, tayin edilen vasiye, gıyabi hükmün tebliğ edildiği ... dışında farklı bir kişinin vasi tayin edildiğinin tespit edilmesi halinde, tespit edilen vasiye, gerekçeli kararın yöntemince tebliğ edilerek, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere;
B-) Adı geçen davalı cezaevinde değil ise; davalının tebligata yarar adresi tespit edilerek (adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığı da araştırılmak suretiyle) tespit edilecek adresine, bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yöntemince tebliği edilerek temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere;
Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy