Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde; idari para cezasını gerektiren haller, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazı inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen karara karşı hangi mahkemede dava açılabileceği özel bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre; cezayı gerektiren haller oluştuğunda Kurumca verilecek idari para cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, red kararının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili İdare Mahkemesinde dava açabilirler. İdari para cezasına karşı süresi içinde Kuruma itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içinde İdare Mahkemesinde dava açılmaması hallerinde idari para cezası kesinleşir ve artık İş Mahkemesinde menfi tespit, itiraz ve istirdat davası açılamaz.
Davada somutlaşan olayda; her ne kadar davacı, dava dilekçesinde, Kurum tarafından re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiş ve mahkemece bu doğrultuda karar verilmiş ise de, dosya içeriğine göre; 23.09.2010 tarihinde işyerinde çalıştığı tespit edilen davalı ... ile ilgili işe giriş bildirgesi ve 21010/9. aya ilişkin asıl nitelikteki sosyal güvenlik destek priminin verilmemesi nedeniyle 03.01.2011 tarih ve 20.041.589 numaralı Kurum yazısı ile toplam 3.042,00 TL idari para cezası tahakkuk ettirilerek, anılan yazının davacıya 13.01.2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacının 21.01.2011 tarihinde Komisyona itiraz ettiği, 27.01.2011 tarih ve 2011/17 karar numaralı Komisyon kararı ile itirazın reddedilerek, davacıya 29.01.2011 tarih ve 1328571 numaralı Kurum yazısı ile 17.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, yazıda ayrıca davacının 30 gün içerisinde idari yargıda dava açabileceğinin de belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; mahkemece, davaya konu 03.01.2011 tarih ve 20.041.589 numaralı Kurum yazısı ile tahakkuk ettirilen toplam 3.042,00 TL idari para cezasının idari aşamada kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp; idari yargı yoluna başvurulmaksızın, idari aşamada kesinleştiğinin anlaşılması halinde idari para cezasının artık tahsil edilebilir Kurum alacağına dönüşeceği gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.