Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, trafik kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylığın peşin değerinin 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine dayalı olarak rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde; davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tektik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu zararlandırıcı sigorta olayı, 16.12.1994 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davalının babası olan sigortalının ölmesi şeklinde meydana gelmiştir. Öncesinde, bu yönde bir düzenleme bulunmaz iken, davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine, 24.7.2003 tarihli 4956 sayılı Kanunun 29. maddesi ile eklenip, Resmi Gazetede yayın tarihinde yürürlüğe giren fıkrada, “Taksirli suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasına neden olan üçüncü kişinin sigortalının eşi, çocukları, ana ve babası olması halinde, bu kişilere rücu edilmez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm yoktur. Ancak, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta, kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide, kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir. Buna göre, gerek, Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir.
Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır. Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, ..., 2000, sh: 193-194; Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18.Bası, Turhan Kitabevi, ... 2003, sh: 73).” (HGK 13.10.2004 t., 2004/10-528 E., 2004/533 K.)
4956 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine eklenen düzenlemenin, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; rücuan tazmine ilişkin düzenlemenin, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olay ve ilişkilere uygulanmasını gerektirir yukarıda sıralanan istisnai durumlar kapsamında değerlendirilemeyeceği hukuksal gerçeği de gözetildiğinde; Mahkemece, davalının kusuru ve sorumlu olacağı miktar belirlenip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; yukarıda belirtilen değerlendirmelere aykırı olarak, babası olan sigortalının ölümü nedeniyle davalıya rücu edilemeyeceğinden bahisle, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy